"Düşünmek için kalpsiz olmak gerekir, sanıyorsunuz. Hayır, düşünmeyi besleyen sevgidir. Düşen adama el uzatın, mahvolan bir adamın haline ağlayın, onunla alay etmeyin. Sevin onu!"
Biz istediğimiz kadar gördüğümüzü söyleyelim... Görülen şey söylenen şeyin içinde değildir, istediğimiz kadar tasvirlerle ve metaforlarla, imgelerin yardımı ile bazı şeyleri görmeye uğraşalım, söylediğimiz yer gözlerimizin önüne açılan, gözlerimizin önünde harikalar yaratarak çiçekler açan yer değildir; sadece belli sözdiziminin birbirinin ardında sıralanıp, anlamları açıkladığı yerdir.
" Otların içinde böcekler görürüm. Annem hala bana beyaz çoraplar örse de, önlüklerimin kenarını kıvırıp dikse de, hala bir çocuk olsam da severim ve nefret ederim. "