Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Pekala , ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o?...Atma be adaşım , kaç tane kalbin var senin ?...Hem biliyor musun, bu aptalca bir laftır: Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun...Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman o kalbini vermiş olursun....
Eğer böyle birşeyi yapamam diyorsanız siz yürekten sevmemişsiniz demektir...
Çağımızın sakız gibi ağızlarda dolaşan "seni seviyorum " kelimesinin , bu öyküyü okuduktan sonra bir kez daha basitleştirildiğini farkettim çok yazık.
Kitap içerisinde 16 hikaye bulunmaktadır. Hikayelerin genel konusu aşk, korku, ümitsizlik, hırs ve sevgiden oluşmakla birlikte her biri ders verici niteliktedir.
Sabahattin Ali en sevdiğim yazarlardan biridir. Kitabın önsözünde yazmış olmaktan utanacağım kadar kötüleri... bunların bir kısmını çocuk yaşta yazdığını ....iyiyle kötü ayrımını biz okurlara bıraktığını yazmış. Hepsinin aksine okuyunca çocuk yaştaki bir kişinin bunları kaleme aldığını bilmek ne kadar gurur veriyor. Yüreğine sağlık güzel insan.
Keyifli okumalar.