Uyku yekpare bir şey değildir. Karmaşık safhaları , inişleri çıkışları, iç içe geçmiş dönemeçleri, dehlizleri, kuyuları ve çeşitli basamakları vardır onun.
En son lisede polisiye okumuştum sanırım. Zülfü Livaneli'nin " Serenad " kitabında "Doğu Ekspresi Cinayet"i geçince hemen listeme ekledim. Üst üste okunan romanların arasına sıkıştırmam da bana nefes aldırdı doğrusu.
Agatha Christie' nın kalemi tabii ki de tartışılmaz ustalıkta. Üslup ve dil akıcı , kurgusu mükemmel. Bu tarz kurguları yazan yazarın zekasına hayranım. (Aslında bunu bana düşündüren Jose Saramago bide şimdi Agatha Christie oldu :) )
İstanbul'dan Londra' ya giden Doğu Ekspresinde yolculardan biri odasında ölü bulunur. Neyse ki aynı trende yolculuk yapan Dedektif Poirot olaya açıklık getirmek için elinden geleni yapar. (Sizde bir dedektif edasıyla katil kim sorgulamaya başlıyorsunuz ).Yolcuları tek tek sorguya alır. Olayın tüm ipuçlarını , yalan söyleyenlerini tüm titizliğiyle ortaya çıkarmaya çalışır. Olayın çözümlendiği final kısmı kesinlikle insanı şaşgınlığa uğratıyor.
Polisiye severlere tavsiye edilir.
İyi okumalar.