“Ancak ister doğmuş olsun ister olmasın anne rahmine düştüğü andan itibaren o da bizim ailemize aittir,doğmamış bile olsa onunda aile içinde bir yeri olması gerekir.Onu onurlandırıp ona bir yer verirsek yaşantımızda büyük bir iz bırakmaz ve suçluluk duygusundan çıkmış oluruz. ”
“Hep de beni bulur,hep de benim başıma gelir.”Oysa orada tekrara düşen o durum,aslında bir çözüm çağrısıdır,o çağrı belki bir atanındır,belki göçleri aşındırmış bir toprağın,belki unuttuğun bir sevdiğinin.