-Dur şimdi bir dakika, öyle değil miymiş? Yooo öyleymiş, nasıl yani!
Kitabı okurken sıklıkla iç dünyanızla kuracağınız küçük diyaloglar bu şekilde ilerliyor. Kurgu, o kadar yalın ancak o kadar tahmin edilemez ilerliyor ki zihnin küçük depremleri dengesizlik oluşturuyor, sonrasında dengeyi sağladım derken aynı döngü başlıyor kitap boyunca. Buket Uzuner okuyanlar bilir ki -bilmeyenlere de şiddetle tavsiye- inanılmaz duru anlatımı sizi asla sıkmıyor, bir an olsun ne okuyorum diye düşündürmüyor. Roman okumak istiyorum, kalıplaşmış olmasın diyen okurlara da güzel bir tavsiyedir Kumral Ada Mavi Tuna (:
Kitabın son sayfasını okuduktan sonra gelen uzun duraklama süreci aslında ne kadar ikilimde kaldığımı yansıtır bir durum, sanırım.
Serkan hocanın akıcı ve duru anlatımı hakkında yine yanıltmayan kitap, bu kez serinin ilk iki kitabının aksine ciddi bir olay akışı problemini gizlemeye yetmemiş. Seriye yeni dahil edilen karakterler dahil, ilk kitaptan itibaren var olan karakterler, olaylar havada bırakılmış, ciddi bir yarım kalmışlık hissi söz konusu. Bir noktadan başlayıp inanılmaz bir ağ kuran hikaye, herhangi bir yere bağlanamamış hissi uyandırıyor. Elbette kötü, okunmaz bir kitap değil ancak serinin ilk iki kitabı o kadar yüksek bir beklenti oluşturdu ki üçüncü kitap için, sanırım bu hoşnutsuzluk oluşturulan beklentinin karşılanamamasından kaynaklanıyor olabilir. Yine de okumak isteyenlere, keyifli okumalar dilerim ((: