Kübra Tulgar

Kübra Tulgar
@Tulgarkubra
“Hissedilen her şeye cümle kurulamıyor.”
Puan vermedi·264 syf.··
2023 22. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2023 10:40
"Mai ve Siyah", aydınlık mavi gecenin dipsiz karanlığı. Bu karanlığın içerisinde sıkışıp kalmış bir genç. Ahmet Cemil... Mutlu bir aile ortamında büyümüş, huzurlu, sıhhatli, aile terbiyesi almış olan Ahmet Cemil'in sıradan bir hayatı vardır. En yakın olduğu arkadaşı Hüseyin Nazmi ile okul sıralarında edebiyata olan düşkünlüğü başlamıştır. Arkadaşıyla sürekli okumak, araştırmak, yeni yazarlar keşfetmek ve kendilerini bir gün onlar gibi büyük bir yazar olarak düşünme hayaline kapılırlar. Her gün yan yana gelip sessiz sakin köşeler bulup birbirlerine kitaplar okurlar, bunların ne anlattığını anlamaya çalışırlar ve birbirlerine yorumlarını paylaşırlardı. Ancak bu hayal süreci Ahmet Cemil için çok kısa sürer. Babası vefat eden Ahmet Cemil için artık hayallerinden önce ailesinin sorumluluğu omuzlarına biner. Birçok işte çalışan Ahmet Cemil artık eskisi kadar arkadaşıyla görüşemez ve hayatın adaletsizliğini ilk o zaman fark eder. Kendisi erkenden dünyanın gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalırken arkadaşı zenginlik ve refah içerisinde yaşayıp hayallerinin peşinden gider. Ahmet Cemil, Hüseyin Nazmi'den sonra başlamış olduğu matbaada yeni bir arkadaş ortamının içerisinde bulur kendini. Ne kadar Naci'yi sevmese de oradakilerle bir aile olmuştur. Hayatını belli bir düzene koyan Ahmet Cemil, kardeşi olan İkbal'i arkadaşının tavsiyesi üzerine evlendirir. İçine sinmeyen bir şeyler olsa da mutsuz bir evliliğe neden olduğunu çok sonradan anlayacaktır. Bu evlilikten sonra artık hiçbir şey yolunda gitmez ve Ahmet Cemil en sevdiği iki kişiyle sınanır. Biri tek aşkı olan Lamia. Diğeri ise canından çok sevdiği kız kardeşi İkbal. Bu yolculuğa beraber başlayan iki arkadaştan biri hayallerini gerçekleştirmiş ancak diğeri mai bir gecenin karanlığında boğulup kalmıştır. Yazarımız duygu
Edebiyat & Roman
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202134,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·208 syf.··
2023 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2023 10:30
Hakan Günday denilince akla direkt gelen buhranı hissettiğinizi biliyorum. Zargana kitabı da bu buhranıyla bizleri şaşırtmıyor. On iki yaşında gerçekleri erkenden gören ve bu yüzden kendini sokaklara ait hisseden bir çocuk. Başından geçenler dört kişinin tecavüzüyle başlar ve ardı arkası kesilmeyen olaylar yaşar. Yaşadığı şeyler yüzünden kendini bir hiç gibi hissetmeye başlayan Zargana aslında hissettiklerinin değil her şeyin bir “hiç”e dönüştüğünün farkına varır. Bu başlangıç yüzünden çevresindekileri insan olarak ele almamaya çalışır ama aslında anlar ki insan olmayan asıl kendisidir. Zargana, yaşadığı hayatını bir tiyatro alanına çevirir ve belirlediği birkaç kişiyle bir oyun içerisine girer. Kitap bu kişilerin büründüğü karakterlere alışma ve oynama aşaması içerisinde ilerler. Hakan Günday yeraltı edebiyatı yaparak bizleri dönüştüğümüz canavarı göstermek istiyor aslında. Çevremizde dönen olaylara kayıtsız kalmamız, içimizdeki kin, nefret, hayal kırıklığı, dünyanın egemenliği altına girmiş olduğumuz düşünce yapısı… Tek eleştireceğim bir nokta olacak. Hakan Günday’ın okuduğum diğer kitaplarına ithafen söylemek istiyorum ki karakterler fazla askıda kalmış. İç dünyaları asla yansıtılmamış her şey olabildiğince hızlı bir şekilde yaşanmış. Sanırım bu da kitabın kısalığından kaynaklanıyor. Kitapla kalınız :)
Edebiyat & Roman
ZarganaHakan Günday · Doğan Kitap · 20259bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2023 01:56
Bavula Sığmayan; neler vardı bu bavulların içerisinde. Hepimizin yaşadıkları, yaşamak zorunda kaldıkları ve daha birçokları… Nermin Yıldırım’ın mükemmel kaleminden çıkan hayat hikayeleri. Birçoğumuzun hayatından izler bulacağı bu eser; acıları, umutsuzlukları, kalabalığın arasında kalınmış yalnızlıkları, hayal kırıklıklarını, özlemleri ve insanoğlunun iliklerine kadar işlenmiş kalıpları işliyor. İçeriğin de farklı hikayeler bulunduran bu eser başlangıçta bir aile hikayesinin üç kişi tarafından bakış açısını ele alıyor. Herkesin içindeki coşkunluk, doluluk, birbirlerine karşı gün geçtikçe yabancılaşma ancak buna rağmen birbirine tutunacak bir dal yaratma içerisinde bulunan bir aile hikayesini anlatıyor. Bunun dışında minimal hikayeleri de bulunuyor. Hikayeleri ne kadar kısa olsa da etkisini derin bırakan izler bulunduruyor. İnsanların içerisindeki topluma karşı yahut kendisine karşı olan duygularını okuyucuya tamamiyle hissettiriyor. Okudukça kendime sindirmek için pek çok zaman tanıdım. İyi ki okumuşum dediğim eserlerin arasına dahil olan “Bavula Sığmayan”, biraz da olsa başkalarının hayatını görüp anlamak isteyenler için mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Gayet başarılı bir yapıt. Keyifli okumalar diliyorum :)
Bavula SığmayanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20225,5bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2023 11:14
Maksim Gorki’nin mükemmel eseri “ANA”. Olaylar Çarlık Rusyada işçi sınıfını konu alıyor. Başkahramanımız olan Pelageya (Ana) ve oğlu Pavel’in düşünce yapısıyla başlıyor her şey. Pelageya, kocası tarafından sürekli şiddet gören, korkutulan ve her türlü acıya maruz kalan bir kadın. Ama kalbi, vicdanı o kadar büyük ki kendine yapılan bu zulümlere rağmen kısa süre de ölen eşinin arkasından üzülecek kadar naif biri. Eşinin ölümünün ardından evin yönetimi oğlu olan Pavel’e kalıyor. Pavel de babası kadar içiyor, işçi sınıfıyla takılıyor, anasına kötü sözler söylüyor ve saygısızlık ediyordu. Zaman bu şekilde akıp giderken Pavel’in davranışların da gün geçtikçe farklılaşmalar meydana gelmeye başlamıştı. Pavel, kitap okuyordu. Okudukça hareketleri sakinleşiyor, çevresine karşı saygıyla yaklaşıyor ve fikir yapısı değişiyordu. Ana bunu görüyordu ama anlamakta zorluk çekiyordu. İçten içten oğlunun da diğer gençler gibi eğlenip dışarıda takılmasını istiyor normal bir birey olmasını istiyordu. Ama Pavel işten koştura koştura geliyor ve çan sesleri gelene kadar kimseyle konuşmuyor, yasaklı kitaplar okuyordu. Ana bu durumdan biraz çekiniyordu. Oğlunun kötü işlere bulaştığını düşünüyordu. Oysaki Pavel sadece bir devrimciydi. Üst makamların, işçi sınıfına karşı yapmış oldukları haksızlıkları görüıyor, işçilerin emeklerinin karşılığını alamadığının farkına varıyordu. Tek hedefi arkadaşlarıyla birlikte bu düzeni bozup tüm dünyaya gerçeği göstermekti. Bu yüzden arkadaşlarıyla akşam toplantıları yapmaya başladı. Onlarla istişare yapıyor, durumu analiz ediyor ve ne zaman kendilerini halka açık bir şekilde anlatacaklarını konuşuyorlardı. Ana başlarda bu konuları anlamasa da Pavel’in davasına gönül veriyor ve bu yolda onun yanında yer alıyor. Ancak işler o kadar da kolay gelişmeyecekti. Bu
Sanayi Devrimi
AnaMaksim Gorki · Sentez Yayınları · 200834,4bin okunma
Puan vermedi·236 syf.··
Beğendi
·
2021 39. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2021 01:13
Henüz 17 Yaşında; Ahmet Mithat Efendi'nin Türk Klasik Edebiyatı'nın nadide başyapıtı. Büyük hikayelerin başlaması aslında tesadüflerin sonucunda gerçekleşir. Ahmet Efendi için de bu böyle bir başlangıç oldu. Ahmet Efendi'nin bir akşam yağmur bastırmasıyla arkadaşıyla kendilerine kalacak bir yer bulması ile başlıyor bu hikayemiz. Ahmet Efendi, arkadaşıyla bir genelevine gidip orada daha dünyayı hiç tanımayıp, gözlerini dünyanın zalim kapılarına açmış bir körpe kızla tanışır. Adı Kolyapi. Kolyapi, o dönemdeki "ahlaksız kadın" etiketi altında bastırılmaya mahkum olmuş bir genç kız. Oradaki kadınlara nazaran saf bakışlı, karşısındaki kişiyi kocası olarak kabul edecek kadar mahzun bir karakter. Ahmet Efendi, onu ilk gördüğünde acıma duygusunun ağır bastığını yüreğinin en derinliklerinde hisseder. İlk bakışta onun buraya ait olmadığını oradaki kadınların yanında bir çocuk olduğunu gözlemler. Bu yüzden Kolyap'nin hayat hikayesini öğrenmek ister. Genelevine hiç gitmeyen Ahmet Efendi, bu hikayeyi öğrenmek için sıklıkla oraya uğramaya başlar. Kolyapi ile aralarındaki samimiyet arttıkça Kolyapi, dünyasını ona açmaya başlar. Ahmet Efendi için artık tek bir düşünce vardır, Kolyapi'nin hayatını tekrardan ona bahşetmek. Bu yüzden çeşitli alternatiflerle kendisini Kolyapi'ye adama başlar. Ancak bu adama vicdanının bir eseridir. Acıma duygusunun altındaki yürek sızlatan bu hikayemiz aslında hepimizin vicdanının sesidir. Yaşanmaya mahkum olan hayatlara karşı önyargıyla yaklaşmamamız gerektiğini ince ince dokuyarak bizlere sunuyor karakterimiz. Her yaşantının bir hikayesi olduğu gibi her gülümsemenin altında da bir acı vardır. Önemli olan bu acıyı görebilmektir. Benim için parlayan eserler alanına girmeyi başardı. Şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum, kitapla kalınız :)
Edebiyat
Henüz 17 YaşındaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,436 okunma