Sırf, anne babaların çocuklarını sevmesi gerektiğini söyleyen toplumsal geleneğe dayanan bir sevginin nesnesiymişim gibi geliyordu, yani bunun bizzat benim kim olduğumla ilgisi yoktu.
Hepimizin içinde var olan güvensizlikler, kırılganlıklar, beklentilerimiz, beklemediklerimiz, bağımlılıklarımız yani kısaca tüm insan hallerini okudum bu kitapta. Ama tek bir farkla, kültürel farklılıklarımız nedeniyle yakın değil uzak geldi hisler.
Kitap Thora ve August’un kızları Française’in Hugo ile tanışmasıyla başlıyor. Sonrasında Hugo ve Thora’nın geçmişine gidiyoruz. Yakın çevreleri, aile dinamikleri, siyasi görüşleri gibi günlük hayatın içinde yaşadıklarını anlatıyor kitap.
Genellikle kurguda olmasını beklediğimiz belirli bir olay örgüsü yok. Karakterin günlük yaşamı, hayatı okuma şekillerini görüyoruz.
O nedenle herkese hitap etmeyebilir. Ben de ayılıp bayılmadım ama sıkılmadım da. Muhteşem de diyemem kötü de diyemem.
Görüntüler ilginizi çektiyse alın okuyun derim:)