Gecenin büyük kulakları gizlice dinliyor, her düşüncemize her sözcüğümuze kulak misafiri oluyormuş ,sonra da onları incelenmek üzere en üst mahkemeye sunacakmış gibi, yumuşak ve çekingence.
O sabahları ormana gidince, ben de şanlı yalnızlığımı kutsuyordum. İnsanlar nasıl küçük bir mekanda birlikte yıllar geçirebilmişler diye düşündüm. Aynı yatakta nasıl uyuyabiliyorlar , uykularında birbirlerine hohlayarak ,istemeden birbirlerini itip kakıyorlar?
Bir insanın Devlet Ormanları İşletmesi olarak isimlendirilen bir şeye karşı nasıl bu kadar duygusal bir yaklaşım olabileceğini kavrayamamış, onu anlamakta biraz zorlanmıştım.