Maddenin başında,Meclisin ilk görevi olmak üzere"şeriat hükümlerinin yürütülmesi yer alır.İşte bunun nasıl bir görev ve şeriat hükümlerinden amacın ne olduğunu anlatmakta sıkıntı çekenler vardır.Çünkü sözü geçen maddede,Büyük Millet Meclisinin,"kanunları yapmak,değiştirmek,yorumlamak,yürürlükten kaldırmak v.b."gibi belirtilen ve sayılan görevleri o kadar geniş kapsamlı ve açıktır ki,"şeriat hükümlerinin yürütülmesi"diye ayrıca başlıbaşına bir kilişenin yer alması gereksiz sayılmaktadır.Çünkü "şeriat" demek kanun demektir."Şeriat hükümleri "demek "kanun hükümleri "demekten başka bir şey değildir ve olamaz.Başka türlüsü çağdaş hukuk anlayışı ile bağdaştırılamaz.Mustafa Kemal Atatürk
(Kitap yazısı dışında bende bu konuda birşeyler söylemeliyim,Arapça'da şerait koşullar demek iken şeriat ise kurallar,kanun gibi anlamlara geliyor.Bu anlaşılmadığı için şeriat isteriz yada kahrolsun şeriat gibi cahilce yapılan söylemler oluyor.Mecelle'de şeriat zamana göre değişir derken yaşamın aynı kalmadığı için değişeceği ifade edilirken İmam Maturidi ise şeriat din değildir hükümler değişir aynı kalsaydı kişi din değiştiren durumuna düşerdi demektedir.İmam Azam-ı Ebu Hanife’de şeriat’ın değişken olduğunu söyler.Bu mecelle’de de şeriat değişkendir hükmü taşır.Yaşam ile ilgili hükümler T.B.M.M.de verilirken dini konuların,ibadetlerin hükümleri "şeriat"yani diyanet işleri başkanlığında yürütülmektedir.Şeriat'in dini olduğu kadar yaşamsal olan zamanın hukuku ilgili hükümlerini mesela Gazali'nin evliliği dini değil hukuksal konu olarak ele aldığını gördüğümüzde şeriat'ın bölümleri daha iyi anlaşılacaktır.Diyanet demek şeriat işleri demekten başka bir şey değildir,aynı şey T.B.M.M. içinde geçerlidir.Taassub'u önlemek için din ve devleti işleri ayrılmıştır. )