Entelektüel Tekamül

Entelektüel Tekamül
@Tunc_Adam
İnsan tekamül eden bir varlıktır.Kimse 20 sene öncesine göre yaşayamaz.İdeolojiler,inançlar enaniyete dönüşmüştür.Kitap okusada kişi derunundan öğrenir.Hakikati kimse tekeline alıp başkalarını ötekileştiremez.
Şeriat(Kurallar)Zamanın Hakikatine uymaktır.
Maddenin başında,Meclisin ilk görevi olmak üzere"şeriat hükümlerinin yürütülmesi yer alır.İşte bunun nasıl bir görev ve şeriat hükümlerinden amacın ne olduğunu anlatmakta sıkıntı çekenler vardır.Çünkü sözü geçen maddede,Büyük Millet Meclisinin,"kanunları yapmak,değiştirmek,yorumlamak,yürürlükten kaldırmak v.b."gibi belirtilen ve sayılan görevleri o kadar geniş kapsamlı ve açıktır ki,"şeriat hükümlerinin yürütülmesi"diye ayrıca başlıbaşına bir kilişenin yer alması gereksiz sayılmaktadır.Çünkü "şeriat" demek kanun demektir."Şeriat hükümleri "demek "kanun hükümleri "demekten başka bir şey değildir ve olamaz.Başka türlüsü çağdaş hukuk anlayışı ile bağdaştırılamaz.Mustafa Kemal Atatürk (Kitap yazısı dışında bende bu konuda birşeyler söylemeliyim,Arapça'da şerait koşullar demek iken şeriat ise kurallar,kanun gibi anlamlara geliyor.Bu anlaşılmadığı için şeriat isteriz yada kahrolsun şeriat gibi cahilce yapılan söylemler oluyor.Mecelle'de şeriat zamana göre değişir derken yaşamın aynı kalmadığı için değişeceği ifade edilirken İmam Maturidi ise şeriat din değildir hükümler değişir aynı kalsaydı kişi din değiştiren durumuna düşerdi demektedir.İmam Azam-ı Ebu Hanife’de şeriat’ın değişken olduğunu söyler.Bu mecelle’de de şeriat değişkendir hükmü taşır.Yaşam ile ilgili hükümler T.B.M.M.de verilirken dini konuların,ibadetlerin hükümleri "şeriat"yani diyanet işleri başkanlığında yürütülmektedir.Şeriat'in dini olduğu kadar yaşamsal olan zamanın hukuku ilgili hükümlerini mesela Gazali'nin evliliği dini değil hukuksal konu olarak ele aldığını gördüğümüzde şeriat'ın bölümleri daha iyi anlaşılacaktır.Diyanet demek şeriat işleri demekten başka bir şey değildir,aynı şey T.B.M.M. içinde geçerlidir.Taassub'u önlemek için din ve devleti işleri ayrılmıştır. )
Sayfa 343 - Tutku Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam
Kadınlar Törelerden Yana,Kırbacını eksik etme
Bir kadın kendi zihnindeki derinliği veya kalbindeki adaleti hiç kabul ettimi?Bilimsel olmakmı?Aydınlanma erkeklerin işi.Kadın gerçeği neden önemserki?Hiç bir şey kadına gerçeklerden daha yabancı değildir. (Size karşı gelen kadınları hafifçe dövebilirsiniz.Nisa 34 ayetinde bundan bahsediliyor,kadın cennetten çıkmaya sebep olmuştur gibi şeyler konuşuluyor.Nietzsche ise kadın düşmanı olarak tarif edilmiştir oysa o kadının hakikate niye uzak kaldığını ve gerçeklere yabancı olduğunu söyler,Titanik filminde erkeklerin kadınları nasıl gördüğünü seyretmişizdir bunda en büyük suç kadınların gibi görünüyor,hakikate uzak olmakla.)
Sayfa 195
Birazda derin psikoloji
Bugün yüksek kültür dediğimiz hemen her şey zulmün manevileştirilmesi ve yoğunlaştırılması üzerine kuruludur,bu benim tezimdir.(İnsan)Vahşi hayvan öldürülmemiştir,yaşıyor,gelişiyor sadece dönüşüme uğramıştır.Ruh denilen olgu efendi olmak ister özünde hüküm süren bir iradeye sahiptir.Bilgi arayan bile bunu bir zulüm sanatçısına dönüştürebilir.Bilgiye duyulan her arzuda bile bir damla kan vardır.Ruh daha çok mideye benzer,Ruh sindirerek sahiplenir.Ruh’un ayrıca kendini aldatma eğilimi vardır aslında öyle olmadı diyerek geçiştirir.Ruhun başkalarınıda aldatma,iki yüzlü ve vicdansız olma eğilimi vardır.Her dış görünüş hakikati örten bir pelerin gibidir.Ruhun hakikatinde acımasız bir şey vardır.Erdemli ve sevimli görünmeye çalışanlar bunun böyle olmadığını ikna etmeye çalışsınlar. (Gerçekte iyi ve kötü her insanda bulunur,din açıklayıcıları sadece peygamberler bundan arındırılmıştır der.Peki onlarda insan değilmiydi.Musa adam öldürmedimi.Muhammed peygamber Kabe inşasında putları taşımışmıdır sizce? İnsan hayvan bedeni ile teçhiz edildiği için bundan ayrı kalması mümkün değildir.İnsan o uzak bir yerlerde belki!…Bence günahsız insan hiç yaşamamış insandır.Ya da hiçde öyle olmamıştır!…)
Sayfa 189
Sanat sanat için değil diyor,Niezstche
Sanat yalnızca var oluşun acılarına başkaldırı değil,aynı zamanda bir üst insan yaratma ve güç istencinin bir ifadesidir.Var oluşun gerçekleri ile yüzleşmemizi sağlayan güçlü bir bilişsel araçtır,bu sayede günlük algılarımızın yanılsamaları düzeltilebilir. (Sanat ile insanlar yanıltılabilir ve yanlış yönlendirilebilir demektedir,sanat gerçekliği yansıtan bir biliş olmalıdır demektedir Niezstche.Bir kitap ile yanlış algılar oluşabilir ve halkın kabul ettiği bir gerçeklik durumuna dönüşebilir.)
Seni öldürmeyen şey güçlendirir
Tarihsel anlayışa sahip insanlar olarak erdemlerimizin olduğu tartışılmaz bir gerçektir.Mütevazi,özverili,alçakgönüllü,cesur,öz denetime açığız,çok sabırlı,hoş görüşlüyüz ama itiraf edelim ki çok zevk sahibi değiliz.Rafine bir zevkin aşırı bolluğunun tadını çıkardığı anlar,oransallık bize yabancıdır. Sizler haz duyarken bizler acı çekiyoruz.İnsanlığı yükselten çekilen acılar olmuştur.Talihsizlik karşısında ruhun gerilimi,ona acı veren şey,yıkım ve harap olma karşısında ürperen,buna katlanan ve dayanmada yaratıcılık ve cesaret kazandıran şey. (İnsanlar çaresizlik karşısında ya buna katlanarak yaşamışlar yada isyan edip(halk devrimleri)yada gücün karşısında ezilmişlerdir.Yada başka çözüm yolları bulmuşlardır.Buna ön ayak olanlar ise düşünce insanları olup halkları etkilemişlerdir.Yada yeni gelişmeler meydana getirmişlerdir.Yazar çaresiz halkın ürettikleri sanata ve haz türlerine biraz yabancı olduğunu söylüyor aynı zamanda.Mesela kilisedeki resim ve heykellere bakıp bundan haz alan kimselerin aslında fikirlerini eleştiriyor gibi.Niezstche sanatı aldatma aracı olmamasını ve yaşamın gerçekliğini yansıtması gerektiğini söylüyor.Bu yüzden Richard Wagneri hristiyan yumuşaklığı sergiliyor diye eleştirmiştir.)
Sayfa 181
Reklam