İnsan tekamül eden bir varlıktır.Kimse 20 sene öncesine göre yaşayamaz.İdeolojiler,inançlar enaniyete dönüşmüştür.Kitap okusada kişi derunundan öğrenir.Hakikati kimse tekeline alıp başkalarını ötekileştiremez.
Hafız Şirazi bir sözünde Cami,kilise ve Havra’dan insanlığı temsil eden kimseler çıkmaz der ve şaraba taptığını söyler.İnanmak insanı iyiye götürecekse bir Tanrı fikri iyidir,ama ya zulme götürüyorsa.Aşka ve onun temsili olan bir Tanrı fikri iyidir.
Pragmatik felsefe Tanrı fikri yada inanç yada inançsızlıkla ilgilenmez.Eğer Tanrı fikri kişiye kendini iyi hissettiriyorsa iyiye götürüyorsa iyidir.Bu yüzden bu şekildeki bir inanç pragmatik olarak kabul edilir.İnsan toplumu kendi ihtiyaçlarını giderecek bir Tanrı fikrine inanır.Başka toplumları kendine hizmetçi yapmak ister.Büyük sufiler hariç her toplumun Tanrısı o topluma hizmet eder.
Pragmatizm her ne kadar olgulara bağlı olsada,sıradan ampirizmin sahip olduğu türden materyalist bir önyargıya sahip değildir.Dahası soyutlamaların gerçekleştirilmesine hiç bir itirazı yoktur,yeterki bu soyutlamalar yardımıyla somut,gerçekler arasında dolaşabilsin ve sizi bir yere götürebilsinler.Zihnimizin ve deneyimlerimizin birlikte ortaya koyduğu sonuçlardan başka hiçbir sonuçla ilgilenmeyen pragmatizm teolojiye karşı ön yargılı değildir.Teolojik değerlerin yaşam için bir değeri olduğu kanıtlanırsa pragmatizm için çok şeyler için iyi olmaları anlamında doğru olacaklardır.Bunların ne kadar doğru olduğu ise tamamen kabul edilmesi gereken diğer gerçekler ile ilişkilerine bağlı olacaktır
İnsan ihtiyaçlarına isteklerine göre biçimlendirilemeyen bir hakikat fazlasıyla mevcuttur,Rasyonelistlerin bu düşüncesi yaşayan bir ağacın ölü bir kalbi anlamına gelir.Atalarımızın bu fikirleri yeni düşünceler ile formüle edilip ne kadar esnek olduğu bir dönüşümle görülmüştür.Atalarımızın bugünkü biçim ve formülüyle asla düşünüp göremedikleri rasyonel fikirler,yeni formüller ve yeni ilkeler ile yeniden yorumlanmaktadır