Faruk.

Burada aklıma Salman Akhtar’ın Göç ve Kimlik adlı kitabın­da alıntıladığı Pande geliyor: Doğuda, göreceli olarak, geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek birbirinin içine akar: Batı’da bunlar münfe­rit öğelerdir. Doğu’da zaman içindeki deneyimler bir havuzda toplanan sular gibidir (belki biraz durgun); Batı’da zaman daha çok bir dere halinde akan sular gibi­dir, ve geçip giden şeylerin, sonsuza dek geçip gittiğine dair şiddetli bir farkındalık yaşanır.
İnsan ve Toplum
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Theodore Rilke’nin bize hatırlattığı gibi, duyulmak isteyen bağırmaz, fısıldar.
İnsan ve Toplum
Çünkü öğrendiğime göre insanların istediklerini söyledikleri şeyler asla gerçekte istedikleri şeyler değildir. Ayrıca nevrotik kişilikler olarak, hep aslında söylemek istemediğimiz şeyleri söyler dururuz.
Psikanaliz
İran'da geçmişten bir kopukluk gözlemlemek mümkündür. Aynı kopukluk gelecekle aramızda da mevcuttur, çünkü biz oğul­larımızı, yani geleceğimizi öldürdük. Firdevsi’nin söylemi çok fazla acı, trajedi ve yas içerir. Oğullarımızı öldürdük, yabancılaştık ve böylelikle bir yas kültürüne dönüştük. Çünkü kendimizin en iyi parçasını yok ettik ve öldürdük. Geleceğimizi yakıp yıktık ve ken­dimizi geçmişe hapsettik. Hapsolduğumuz yerde acıyı ve ıstırabı erotize ediyoruz. Geçip gitmemiş hiçbir şeyi kutlamıyoruz.
İnsan ve Toplum
İşte bence insanın yaşayabileceği en sarsıcı, en sancılı uyanış­lardan biri: ait olman gereken yere bile ait olmadığını fark etmek.
Psikanaliz