Faruk.

Hiçbir kültür unsuru yoktur ki aynı zamanda bir barbarlık belgesi olmasın. W. Benjamin
İnsan ve Toplum
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Çok az bir kısmının ancak işe yaradığı, çoğunun çöpe atılacağı bir yı­ğının çöpe atılacak tarafındasın. Bugün rahatlık ve güvenle sürdürdüğün hayatın, hiçbir olumlu sürece katkıda bulunmuyor. işe yaramıyorsun, herhangi bir şeyi değiştirmiyorsun, hemen hemen bir posa olduğunu bilmiyor, posalıktan nasıl kurtulacağını kendine sorun etmiyorsun.
İnsan ve Toplum
Vasatlığın Bilançosu
Bilmediğin hiçbir şey yok; hemen her konuda bilgi sahibi olduğunu düşünerek yorumlar yapıyorsun. Beynin, bir düşünce mekanı olmaktan çok, doğduğun coğrafyada ve kültürel iklimde egemen olanların ektiği tohum­ların büyüyüp serpildiği bir tarlaya benziyor. Talim terbiye kurullarında, medya plazalarında, gizli servislerin şefliklerinde hazırlanmış, insan eliyle üretilmiş "zamanın ruhu"na uygun yorumları kendin düşünüp bulmuşsun gibi ortaya atıyor olmanda şaşılacak bir şey yok: çünkü elinde başka bir malzeme yok, hiç olmadı, aramadın da... Ayakkabı boyatırken ayakkabı boyacısına karşı gösterdiğin uyanıklığın binde birini bile böyle konular için göstermedin. Birazcık çaba harcaman gerekiyordu, oysa sen hiç zahmete girmeden, sadece TV kumandasına dokunarak evrenin bütün sırlarını öğre­niyordun. Edindiğin, sana edindirilen dünya görüşünün doğru ya da yanlış olmasına değil sadece kapsayıcılığına ve vurgusuna dikkat ettin; en kap­samlılarını ve çevrende en çok duyduklarını da kapıp kendine mal ettin.
İnsan ve Toplum
Yeterince olgun­laşmadan hayatına ilişkin ciddi kararlar alırken yaptığın ahmaklıkları, son­radan bu ahmaklıklara uyum sağlayarak normalleştiriyorsun. Enerjinin tü­münün vitrine gittiği zavallı bir uyum sağlayıcı, muhteşem bir gizleyicisin. İsteklerinin olup olmaması seni ilgilendirmeyeli uzun zaman olmuş; çünkü sen sadece olan şeyleri isteyerek bu sorununu çözmüşsün.
İnsan ve Toplum
Kendine bir gövde edinmiş vasat kadar tehlikelisi yoktur. Normalde hiç­ bir hacmi ve kütlesi olmayan vasat birey, arkasına büyük bir gücü aldığında bir hacim ve kütle kazanır. Cisimleşmiş vasat, sürünün bütün küstahlığını ve hoyratlığını üzerine giyer. Desteklediği iktidar onu cisme kavuşturduğu için iktidar olmadan bir yaşam hayal edemez. Kendisine gövde sağlayan güç, sona erdiğinde o yine eski sefil, hacimsiz, kütlesiz, buharlaşmış yaşamına geri dönecektir. ithal edilmiş bir yaşamı olduğunu, bu "her şey dahil" sal­tanatın uzun sürmeyeceğini sezmektedir. Kendi kendine ayakta kalabilecek bir yaşamı olmadığından böyle bir yaşamı olanlara yaşama hakkı tanımaz. Bilinci ve yaşamı her yere konabilen bir sinek gibidir; konamayacağı iktidar, reddedeceği bir konaklama yeri yoktur. Her iktidara uyum sağlayabilir, her güce tapabilir, her partiye oy verebilir, her şeyi onaylayabilir.
Düşünce