Ahmet Turan

Ahmet Turan
@Turan0
Benim anlattığım hikaye çoktan bitti.Sonrasında yaşananlar, HİÇ OLMADI.
Esen kasırga değil, şehit ruhları idi. Bunlar Beşerî Şef’i paramparça etmişlerdi. Şimdi ondan kalan yegâne şey bir kaç damla kara boya... Kasırga, bu kara boyayı Tarih Baba’nın kitabına doğru sürüklüyor. Ak sakallı ihtiyarsa bu kapkara boyaları ak sayfalarının üstüne kabul etmek istemeyerek eliyle itiyordu. Fakat kasırga galip geldi ve kara boyalar ak sayfanın üstüne bir iki satır halinde yapışıp kaldı. Tarih Baba kitabına yazılan iki kara satırı eğilip okuyarak başını kaldırdıktan sonra yüzünü buruşturdu: -Yazık!... Kitabım hiç böyle kirlenmemişti!
Sayfa 135 - İsmetinönü·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
-Şu sarhoş, beriki herifleri paçavraya çevirdi! dedi. Arkadaşı cevap verdi: -Yanlış söyledin. Paçavraları tersine çevirdi!...
Sayfa 78·Kitabı okudu
yakarış
Türk Tanrısı! Türk Yersuları! Umay! Yarın için bana güç verin! Öcüm yağıda kalmasın! Budun tutsak olmasın. Türk Tanrısı! Eşimi alıp on iki yıldır gönlümü kara kıldın.Gözlerimi alıp dokuz yıldır dünyamı karanlığa saldın; yüksünmedim.Yarın için bana ululuğunu saç. Savaş bitinceye kadar gözlerimi aç! Kana kana vuruşayım. Can gövdeme yük oldu. Bir umudum sende kaldı. Sonsuz karanlığımı aydınlat! Sönmez ışığından bir damlasını yoluma fırlat! Ocağımı söndürde budunu yaşat!... Her şeyden vazgeçtim. Yalnız bir savaşlık ışık ver!
Sayfa 385 - Gök Börü·Kitabı okudu
Büyük günler geliyor!...Dokuz yıla kalmaz; olan olur.Dokuz yıl daha geçer; katı kılıç kullanmak günü gelir...Kıtlık olunca ay parçalanacak!...Kara kağan’ı öldürmeyeceksin...Onu tasa öldürecek. Bir ulu şehirde toplanmış kırk er görüyorum...Aralarında sende varsın...Yağmur yağıyor.Irmağın kıyısında dövüşüyorsunuz.Budun kurtuluyor...Adınız unutulmayacak!...BİNÜÇYÜZYILLIK ÖLÜMDEN SONRA DİRİLECEKSİNİZ...Acunun batımına dek adınız gönüllerde kalacak.
Sayfa 172 - Kam·Kitabı okudu
Güntülü: Evet! Bin yıldan beri yaşıyorsunuz.Hatta belkide iki bin yıldan beri!Mete’nin, askerlerini sadakat sınavından geçirmek için sevgililerine, nişanlılarına, eşlerine ok atmalarını emrettiği ve büyük sevgileri dolayısıyla ok atmayanları idam ettirdiği zamandan beri... Selim: Peki ben o zaman da bir subaydım.Ya siz neydiniz? Güntülü, yırtıcı pars bakışlarını Selim’e dikti.Onu ürperten, hatta çıldırtan bir eda ile, şaşkınlıktan başını döndüren bir soğukkanlılıkla cevap verdi: -Ok atılmayanlardan biri...
Sayfa 140·Kitabı okudu