Ortaya içi su dolu, kocaman bir fıçı kondu. Kendisinden kuşkulanılan genç adam sımsıkı bağlandı, koltuklarından iple asıldı ve fıçının içine atıldı. Eğer masumsa suya gömülür ve onu bu iple çekeriz, diyorlardı. Eğer suçluysa asla suya gömülemez, Zavallı adam fıçının içine atılınca dibe kadar inmek için elinden geleni yaptı, ama başarılı olamadı ve onların kanununun sonuçlarına katlanmak zorunda kaldı, Allah belalarını versin! O zaman kızgın gümüş bir şişle gözleri dağlanıp kör edildi.
Tam namaz kılmaya başlayacaktım ki, bir Frenk üzerime doğru koşup beni yakaladı ve yüzümü Doğu’ya çevirip, “İbadet işte böyle edilir" dedi.
Üsâme İbn Munkiz,vakauüvis (1095-1188)
Tuğtekin’in ölümüyle, Frenklerle başa çıkabilecek tek adam da ortadan kalkmış oluyordu. Frenkler artık tüm Suriye’yi işgal edebilecek konumdaydı. Ama Rahimolan Allah Müslümanlara acıdı.
İki bin gün süren direnişin ardından kuyumcular ve kütüphaneler, gözüpek denizciler ve âlim kadılar şehri. Batılı savaşçılar tarafından yağmalanır. Dârü'l-,İlm'deki yüz bin cilt eser Önce yağmalanır, sonra da “kâfir" kitaplar yok edilsin diye yakılır.
Bohèmond ve Tancrède esas asker kalabalığından ayrılmış ve Müslümanları arkadan vurmak için bir tepenin ardına gizlenmişlerdi. Ama kendi adamlarının yenildiğini görünce yerlerinden kıpırdamamaya karar verdiler. Geceyi beklediler ve kaçmaya koyuldular; peşlerine düşen Müslümanlar silah arkadaşlarından birçoğunu öldürdüler ve esir ettiler. Bohèmond ve Tancrède de yanlarında ancak altı süvariyle canlarını kurtarabildiler.