“Size, insanların en hayırlısı kim, en şerlisi kim söyleyeyim mi? İnsanlarin hayırlısı, atının veya devesinin sırtında, ya da yaya son nefesine kadar Allah yolunda çalışan kimsedir! Insanların en şerlisi de. Allah'ın Kitabını okuyup, ondan hiç faydalanma yan azgın kimsedir.
İyi biliniz ki sözlerin en doğrusu, Allah'ın Kitabi'dır.
Yapışılacak en sağlam kulp, takvadır. Dinlerin hayırlısı, İslamiyet'tir. Sünnetlerin hayırlısı, Muhammed in sünnetleridir.
En şerefli, en değerli söz, Allah'ı anmaktır.
Kıssaların güzeli, Kur'an'da olan kıssalardır.
Amellerin hayırlısı, Allah'ın yapılmasını mecbur kıldığı farzlardır. Amellerin kötüsü, bid'atlar, sonradan uydurulmuş (hoş olmayan) şeylerdir.
En güzel yol, en güzel yaşayış, Peygamberin yolu ve yaşayışıdır Ölümlerin şereflisi, şehitlerin ölümüdür.
korku sürekli gücün kötü bir muhafızıyken, iyilik severlik gücün sonsuza dek sadık muhafızıdır. Buna karşın sadece kaba güç yoluyla dizginlenmiş insanlar üzerinde bir buyruğu yerine getiren kişiler şiddet kullanma gereğini hissedebilir, tipkı bir efendinin kölelerini kontrol edemediği zaman onlara karşı şiddet uygulamak zorunda kalması gibi.
Girişilen her eylemde üç hususa dikkat etmeliyiz: Birincisi, güdü akla boyun eğmelidir, başka hiçbir şey kişinin yükümlülüklerini bundan daha iyi koruyamaz. İkincisi, ulaşmak istediğimiz hedefin önemini aklımızda tutmalıyız, böylece gerekenden daha fazla ya da daha az dikkat ve çaba göstermemiş oluruz. Üçüncüsü ise özgür bir birey olarak görünüşümüzü ve saygınlığımızı etkileyebilecek her şeyi ölçülü tutmaya dikkat etmeliyiz. En iyi ölçü, evvelce incelediğimiz gibi, doğru olanı uygulamak ve onu asla aşmamaktır. En nihayetinde bu üç husustan en önemlisi güdünün akla boyun eğmesidir.