Turan inal

Tarla derken?
10/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2021 00:31
Bu kitaba inceleme yazısı yazıp yazmama konusunda çok kararsız kaldım. Nedeni herhangi bir linç girişimi ya da şikayet değildi. Gerçekten hakkını verebilecek miyim acaba düşüncesiydi. İnanç sahibi birisiyim. Ama bu demek değildir ki inançsız insanlara lanet ediyorum; ya da farklı inanışta olanları hor görüyorum. Ben vicdanıma göre hareket ediyorum. Önceden de pek çok kez belirttiğim gibi benim dinim vicdanımdır. Yani sadece kutsal kitapta yazıyor diye bir şeye körü körüne bağlanamam. Benim Allah'ım bu tür şeylere asla izin vermez asla. Benim Allah'ım diyorum, çünkü kutsal kitapta yazan Allah'la benim Allah'ım bir olamaz. Allah en büyük bağışlayansa eğer, bu tür şeylerin olmasına da izin vermez bence. "Çifte standart" da uygulamaz. Ayrıca bu kitapların taraflı yazıldığını düşünüyorum artık. Dikkat ettim de, hep kadınların bir eşya gibi alınıp verilmesi olayı var kitapta. Ödül olarak. "Sen şunu yap sana kızımı vereceğim; bunu da yap öteki kızımı da vereceğim". Bu ne bu? Kadınlara verilen değeri mi gösteriyor, yoksa kadının bir eşya olarak görüldüğünü mü? Mesela ben buna karşıyım. Daha sonra Lut kavmi olayı. Peygamberin kızlarını Sodom'lulara sunması, melekleri korumak adına.. Neden kadınların bir fedai gibi sürekli sunulması gerekiyor? Neden bir ödül olarak ya da rehine olarak veriliyor? Ve bu nokta değil de eşcinsellik olayına odaklanılıyor? Sevgi ne zamandan beri kötü bir şey oldu? İki insanın birbirini sevmesi ne zamandan beri kötü bir şey oldu? Bakın Lut Kavmindeki taciz tecavüz olaylarından bahsetmiyorum dikkat ederseniz, sadece eşcinsellikten bahsediyorum. Ayrıca Lut Peygamber'in kızlarını sunması sonucu olacak şey de bir taciz tecavüz değil midir? Hiç bu şekilde düşünülmüş müdür? Hayır. Neden? Çünkü Peygamber izin verdiyse öyle bir şey olamaz değil
Din
Din ve SeksTuran Dursun · Berfin Yayınları · 2010815 okunma
Turan inal
youtube.com/playlist?list=P... Turan Dursun ya da daha başkaları bir yönüyle haksız değiller. İnsanlık tarihine baktığımızda çok uzun bir süreçten bahsedilebilir. İnsanlar bu dönemde taşa, kayaya, güneşe vs de tapmış. Semavi dinlerin olduğuna olduğuna da inanmış vs vs. Yani çok geniş bir havuz. Bu alanda iyi niyetleri ile doğru işler yapmak isteyen insanlar, yanlış olan, yozlaşan kaynakları da referans almış ve belki de iyi niyetiyle başladığı işte daha yanlış, olumsuz içerikler üretmiş ya da tam tersine yararlı, doğru içerikler de üretmiş olabilir. Bir konuda en güzel fikirlerin ortaya konması da aykırı görüşler sayesinde olur. Tezler ve anti tezler... Anti teist olan insanların eleştirileri bu noktada belki de akla, mantığa çok daha yatkın izahlar ortaya çıkarmıştır. Size önerim, attığım linkte aklınıza yatmayan onlarca anti teist iddaya verilen cevaplardan bir, birkaçı isterseniz de tamamına bakmanız. Ve bir düşünce hakkında karşıt görüşlerin her ikisini de araştırmanızdır.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Laiklik, İslamiyetin Güvencesidir
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2021 01:07
Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk bu eserinde laiklik kavramının ne olduğunu ve ne olmadığını okurlarına anlatırken, Kuran’ın işaret ettiği yönetim anlayışında laikliğin nasıl ifade edildiğini de ayetlerle ortaya koymuştur. Yıllarca okullarda öğretilen ‘laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.’ Tanımının ne kadar yetersiz olduğunun altının çizen Öztürk; laikliğin din ve inanç özgürlüğünü garanti altına alan en önemli ilke olmasının yanında, Kuran’ın Hz. Peygambere yönetim(in)de şû’ra ve beyat ilkelerini esas almasını öğütlerken herhangi bir din ve inanç ayrımı yapmaksızın, yönettiği topraklardaki herkesin görüşlerine başvurmasını emrettiğini ifade eder. Şû’ra kelimesinin müşavere, istişare gibi kelimelerle aynı kökten geldiğinden hareketle de, Kuran’ın önerdiği yönetim anlayışının ortak akıl, ortak karar verme anlayışının benimsendiği demokrasi ve Cumhuriyet yönetim biçimi olduğu ortaya konmaktadır eserde. Demokrasinin temel ilkesinin her vatandaşın eşit haklara sahip olması durumunun da ancak laik bir anlayışla hayata geçirilebileceğini söylemektedir Yaşar Nuri Öztürk. Tüm bunların yanında, laiklik karşıtı uygulamaların aslında düpedüz Kuran dışı uygulamalar olduğunu yine ayetlerden yola çıkarak anlatan eserde, Emeviler'den başlayan ve Osmanlı Devleti'nde de devam eden siyasal İslam'ın, başka bir ifade ile 'yöneticinin Allah adına / Allah'tan aldığı yetkiyle / Allah'ın gölgesi olarak ülkeyi yönetmesi' anlayışının Kuran'ı Kerim'in bizzat yasakladığı bir uygulama olduğunu ayetlerin ispatıyla ortaya koymaktadır. Kuran'ı Kerim'in peygamberlik döneminin bittiğini söylemesinin iki şekilde yorumlanabileceğini ifade eden Öztürk, ilk yorumu İslam'ın anıt müfessirlerinden Muhammed İkbal'e atıf yaparak açıklar. İkbal'e göre bunun anlamı, insanlığın artık kendisini
Din
Kur'an Verileri Açısından LaiklikYaşar Nuri Öztürk · Yeni Boyut Yayınları · 200329 okunma
Turan inal
Yani laiklik kısaca cumhuriyet ya da demokrasi mi demektir?
10/10
·269 syf.·
Beğendi
·
2018 12. kitabı
"Belki de susmak, gerçeği anlatmanın tek yoluydu." İhsan Oktay Anar'ın okumuş olduğum ikinci kitabı olan "Suskunlar" tek kelimeyle "olağanüstü" bir kitap. Karakter ve mekan tasvirleri mükemmel. Kurgu şaşırtıcı ve kusursuz. Her ne kadar Osmanlıca kelime fazla olsa da anlatımı akıcı ve insanı sarıyor. Yazarın anlatımında en sevdiğim nokta ise mizahi ögeleri çok güzel kullanması. İhsan Oktay Anar için "Modern Zaman Masal Anlatıcısı" tabirini boşa kullanmamışlar. Anlatımında masal içinde masallar var. Bir büyük masal var ve bu masalın içinde onlarca küçük hikaye anlatıyor yazar. Sonra da bu küçük hikayeleri kusursuz kurgulayıp bu fantastik romanı ortaya çıkarıyor. Kitap, adını musiki makamlardan alan Yegah, Dügah ve Segah adlı üç bölümden oluşuyor. Osmanlı İmparatorluğu döneminde geçen ve dönemin Musiki anlayışını işleyen roman, bir taraftan sürükleyici bir hikaye sunarken diğer taraftan tasavvuf,mevlevilik ve Türk musikisi adına bilgilendirici bir içerikte sunuyor. Kitabın konusu biraz karışık, ne desem sürpriz kaçırır. O yüzden fazla detaya girmeyeceğim.Ama kitapta, felsefe, dram,mizah ve gerilim dahil olmak üzere bir çok tarz güzel bir şekilde harmanlanmış. Romandaki olaylar Osmanlı İmparatorluğu döneminde geçmektedir. Kitap, bir yandan dönemin musiki anlayışını ve musiki cemiyetlerini ele alırken bir yandan da gelenekçi İslamın yanlışlarından bahsediyor.Yani müsikinin haram, tasavvufun günah olduğu söylenen dönemleri de eleştiriyor. Ana karakterimiz Eflatun'u çok sevdim, ama bir karakterimiz var ki Kalın Musa, ona da çok güldüm. Kitapta bir şey dikkatimi çekti.Öyle ki kitapta kadın karakter hiç yok.Yazarın ilk okuduğum Puslu Kıtalar Atlası'nda da kadın karakter yoktu.Sonra kısa bir araştırma yaptım.Bu soru yazarımıza sorulmuş ve yazarımız şu ilginç cevabı
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma
Turan inal
Çok güzel bir inceleme olmuş..
Puan vermedi·181 syf.·
2019 102. kitabı
Eserle ilgili belirtilmesi gereken en önemli husus isminin son derece yanıltıcı olmasıdır. Dikkatinizi çeken ya da okumayı planladığınız bu kitap Freud’un otobiyografisinden ibarettir. Freud’un psikanalize doğru ilerleyen süreçte yaşadıkları, aldığı ve verdiği eğitimler, anıları, psikanalizin bilim dünyasında getirdiği ses, psikanalize karşı duranlar ve psikanalizin yanında olanlar, bu süreçlerde nasıl yalnız bırakıldığı, psikanalize karşı ön yargılar, psikanaliz dernekleri, kongreleri vb. konular işlenmiştir. Daha önce Freud’un Düş Yorumları kitabını okumuş olduğumdan ve kitabın başında kapsamlı bir biyografisi de bulunduğundan bu kitabından fazla istifade ettiğimi söylemeyeceğim. Kısaca kıymetli bir eser ancak okuma sebebiniz bilinçaltının detaylarını öğrenmekse beklentinizi karşılamayacaktır. Belirtmeden geçemeyeceğim kitabın ismi öyle bir ters köşe yapmış ki bazı arkadaşlar kitabı okumadan kitabın isminden yola çıkarak inceleme yazmışlar.
BilinçaltıSigmund Freud · Dorlion Yayınevi · 20182,710 okunma
Turan inal
An itibariyle bitirip, okuyucuların yaptıkları yorumları merak ettim. Kitabın ismi beni de yanılttı diyebilir. İsmi bilinçaltı olan bir kitabın bu durumu sadece cinsellik noktasına indirgenmiş olması beni şaşırttı.. konuyla ilgili patolojik veriler ortaya koyulamadıgı için, ulaştığımı sonuçların bilimsel olarak çok da sağlam olmadığını da belirtiyor... Çok tatmin etmese de bilmediğim bazı şeyleri daha iyi kavramı sağladı..
Körlük
10/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Hiç isim kullanmadan, ülke ve yer adları belirtmeden, konuşmalarda tırnak işareti hatta pek de fazla satır başı yapmadan çok farklı bir üslûpla yazılmış romanlar. Farklı üslubuna alıştığınızda hikayenin içine öyle giriyorsunuz ki, elinizden bırakamıyorsunuz. İsmi belirtilmeyen bir ülkede bir anda herkes kör olur, gözleri gören tek kişi ironik bir biçimde bir göz doktorunun karısı olur. Kitabın kapağında da siluetlerini görmüş olduğumuz 7 kişi odağında, tüm insanların nasıl bir kaosa sürüklendiğini, nasıl ilkelleştiğini, bencilleştiğini okuyoruz. Müthiş bir anlatım, son derece farklı bir kitap. Şiddetle tavsiye edilir.
İlişkiler
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
Turan inal
Distopik bir tür olarak ruhumuzu daraltmaz ise severek okuyabilirsiniz..