Turan inal

kul. Allah cc kulu
Hala titriyordu. Efendimiz yüzüne baktı adamın gülümseyerek: - Ne oluyor sana? Kendine gelsene! Ben, bir hükümdar değilim. Ben, güneşte kurutulmuş et parçaları yiyerek yaşamış Kureyşli bir kadının oğluyum,426 buyurdu. Bedevinin titremesi geçmiş ve rahatlamıştı. Bu sözleriyle, eşsiz bir tevazu örneği daha vermişti. Ona, “Hükümdar bir peygamber mi, kul bir peygamber mi olmak istediği sorulduğunda da; "kul bir peygamber olmayı tercih etmişti.
Sayfa 660·Kitabı okudu
Reklam
insanlar hakikate kör olmuşlar..
Insanlık istirabinin altında yatan asıl neden de budur zaten: Onu tanıyamamak ve anlayamamak... Onu anlamadıkça, tans yıp sevmedikçe ve hem şahsi, hem de sosyal hayatı için åb-t hayat hükmünde olan kutsi prensiplerini kendine rehber edin medikçe insanlığın bu sıkıntı ve manevi sarsıntilardan kurtul ması da mümkün değildir.
- Ümmühânî, dedi. Evde yiyebileceğimiz bir şey var mı? -Biraz kuru kırıntı var ey Allah'ın Resûlü! Onu da size ikram etmekten doğrusu utanıyorum. -Getir onları, buyurdu. Suyun içine ufala. Biraz da tuz. Katacak başka bir şey var mı? - Biraz sirke var. - Onu da getir, dedi ve sirkeyi içine dökerek ondan yedi. Sonra da: - Ümmühânî! Sirke ne güzel katiktır, 407 buyurdu. Amcasının kızı üzgündü. Peygamberine bir şey ikram edeme mişti. Ama O; "Sirke ne güzel katıktır" diyerek memnuniyetini ifade etmişti. Bununla belli ki onun gönlünü almak istemiş ve üzüntüsünü gidermeye çalışmışti. Allah'ın en sevgili kuluydu, o gün de bir Fatih'ti; fetihleri peşinden sürükleyecek bir büyük fetih gerçekleştirmişti. Ama yediği, suyun içine doğranmış ekmek kırıntılarıydı. Dünya, hayatı boyunca Allah'ın manevi tecellilerine ayine olan bu Yüce İnsan'ın ma'nevi şahsiyetine minnet duymasın da ne yapsın?
Sayfa 650·Kitabı okudu
Her şeyden önce, böylelerinin zenginliği hakça kazanılmış, ahlaksızca ya da haksız yere elde edilmemiş olmalıdır. İkincisi bu zenginlik akılla, çalışkanlıkla ve tutumlulukla artmalı, üçüncüsü ise olabildiğince yararlı olmalıdır, zira zenginlik ahlaksızlığın ve gösterişin değil hayırseverliğin ve yardımseverliğin emrinde olduğunda değerlidir ancak.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Efendimiz(sav)
Ey Devsli kardeş, dedi. İslamiyet garip, kimsesiz ve yadır ganarak başlamıştır. Bir gün yine, başladığı garip, kimsesiz ve yadırganan haline dönecektir. Cennet, (garip zamanında ona ina nan) o gariplere mahsus olacaktır. Allah'a inanıp dinini doğrula yan kurtulmuş, bundan başkası ise helak olmuştur. Şüphe yok ki, kavmin sevapça büyüğü, iman ve sadakati büyük olandır. 331
Sayfa 595·Kitabı okudu
Reklam