Efendimizin(), İslam'a gizliden gizliye çağrısı üç yıl sür müştü. Bu dönemde, birçok kimse Müslüman olmuştu. Artık peygamberliğini açıktan açığa halka ilan etme zamanı gelmişti. Uzun süre evinden dışarı çıkmamıştı. Görevinin, ne denli zor olduğunu biliyordu. Nereden başlayacak, nasıl anlatacaktı? Bu kaba, bu sert topluma, ruhlarına, yüreklerine bir sürü çirkin ve kötü adetleri adeta kazıyan bu insanlara mesajını nasıl ulaştıra caku? Kendini beğenmiş, kibir ve gurur yarışına tutuşmuş, para pul ve şehvet arzusuyla delirmiş, ama elleriyle yaptıkları taştan, tahtadan putlar önünde ezilip büzülen ve küçülen bu sözde büyüklere sözlerini nasıl iletecekti? Zordu. Sert kayalar üze rine tohum serpip oradan filizlenmesini beklemek kadar zordu. Makam sahipleri, zenginler, şehrin ileri gelenleri, tıpkı sert birer kaya gibi karşısında duruyorlardı.