Mine, Kıyamam'ı inceledi.
4 saat önce · Kitabı okudu · 25 günde · Beğendi · 9/10 puan

Çok değerli edebiyat öğretmenim, kendime her daim örnek aldığım, bana sadece ders değil hayatı da öğreten Hakan Cucunel...
İlk kitabı çıktığında çok heyecanlanmıştım. Çünkü hiç yakından tanıdığım birinin kitabını okumamıştım. (Kitabı okumam biraz gecikti onun için de ayrı bir üzüntü duyuyorum.) Böyle bir şeyin şans olduğunu düşündüm ve her bir cümlesinin hakkını vererek okumaya çalıştım.
Kitapta on iki hikaye var. Her birinin konusu özenle seçilmiş, her okuyanın muhakkak kendisini veya çevresinden birilerini bulacağı hikayeler... Hikayelerin içine gizlenmiş hayat sırlarını büyük bir heyecanla ve bir kaşif edasıyla keşfetmeye çalıştım. İnsana bazen acı gerçekleri, bazen kendine bile söylemeye çekindiği şeyleri, içinde kopan fırtınaları, bazen de hayatın en masum yönünü, yaşamaya değer olan tarafını çarpıcı bir şekilde aktarıyor. Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Eminim siz de kendinizden bir şeyler bulacaksınız.

Medine T., Mutlu Bir Son'u inceledi.
 5 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde

Memduh Şevket Esendal kimdir?

Memduh Şevket Esendal, 29 Mart 1883'te Çorlu'da doğdu. Aile çiftçilikle uğraşıyordu. Birbirini izleyen savaşlar yüzünden, düzenli bir öğrenim yapamadı; kendi kendine Fransızca, Rusça, Farsça öğrendi. Girdiği (1906) İttihat ve Terakki Cemiyeti'nde 1908'den sonra müfettiş olarak çalıştı. Birçok yeri bu görevle dolaştı. Balkan Savaşı patlayınca (1912), aile Çorlu'dan İstanbul'a göçtü. Büyük Millet Meclisi kurulunca Anadolu'ya geçti. Atatürk'ün yanında yer aldı. Azerbaycan'da (Baku'da) elçilik görevinde bulundu (1920-1924). Sovyet Rusya'nın bu cumhuriyeti kaldırması üzerine İstanbul'a döndü. Galatasaray ve Kabataş liselerinde tarih-coğrafya öğretmenliği yaptı. Tahran Elçisi (1925-1930), Elazığ Milletvekili (1931-1933), Kabil Elçisi oldu (1933-1941). Bilecik Milletvekili (1941) seçildi, aynı yıl CHP Genel Sekreterliğine getirildi. Bilecik Milletvekilliğine yeniden seçildi (1946). 1945 yılında CHP Genel Sekreterliğinden ayrıldı. 16 Mayıs 1952 tarihinde, Ankara'da dünyamızdan ayrıldı. (http://www.bilgiyayinevi.com.tr/memduh-sevket-esendal)

Türk edebiyatında Çehov tarzı öykünün ilk temsilcisidir.
Kişilerin günlük yaşamda dikkat çekmeyen yönlerini anlattığı öyküleri ile tanınır.
Durum öyküsünün ilk temsilcisi olan yazarın son derece güçlü bir gözlem yeteneği vardır.
Kendi ifadesiyle “topluma ayna tutan” bir sanatçıdır. Toplumun aksayan yanlarını, insanların psikolojik sorunlarını ruhsal durumlarını ele almıştır.
Öyküyü gereksiz süslemelerden kurtarmıştır. Dili, konuşma dilidir.
Yapıtlarında sıradan insanların gündelik yaşamlarını anlatmıştır.
Hayatı ve olayları nesnel bir şekilde yansıtmıştır. Edebiyatsız edebiyat yapmaktan yanadır.
Kişilerini daha çok İstanbul Aksaray’daki orta tabakadan seçmiştir.

(https://www.edebiyatogretmeni.org/memduh-sevket-esendal/)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Durum (Kesit) Hikâyesi Nedir?
Bir olayı değil günlük yaşamın her hangi bir kesitini ele alıp anlatan öykülerdir Serim, düğüm, çözüm planına uyulmaz Belli bir sonucu da yoktur. Merak ve heyecandan çok duygu ve hayallere yer verilir; fikre önem verilmez, kişiler kendi doğal ortamlarında hissettirilir. Olayların ve durumların akışı okuyucunun hayal gücüne bırakılır.
Bu tarzın dünya edebiyatında ilk temsilcisi Rus yazar Anton Çehov olduğu için "Çehov Tarzı Hikâye" de denir.
Bizdeki en güçlü temsilcileri: Sait Faik Abasıyanık, Memduh Şevket Esendal ve Tarık Buğra'dır.

(https://www.turkedebiyati.org/...llikleri-ve-ornekler)

------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İlk kez bir Esendal kitabı okudum. Kitapta çok tanıdık onlarca hikâye var. Neden tanıdık? Çünkü yazar bizi yazmış. Nasıl mı? İşte şöyle;

Günün birinde yaşlı adamlardan bazılarının başına geldiği gibi buna da bir evlenmek hastalığı geldi. Yapmacıktan ağlayıp sızlıyor;
“ Bu ev, oğlum, kadınsız olmayacak” diyordu.
Sonra anlaşıldı ki, meğer kendi evlenmek istiyormuş! (83)

“ Ne var? ” dedim.
“ Beni evden kovuyor” dedi.
“ Niçin? ” dedim.
“ Hiç canım,” dedi, “çamaşırları yokmuş, buna bakılmıyormuş. ”
O değil, karıyı alacak ya… Karı, “Gelirim ama evdekileri çıkarırsın” demiş. (85)

… babam bütün nesi varsa yeni karısının üstüne ediyormuş. (87)

“Hiç sarhoş değilim. Kendi iyi adam, ağzı çirkin” dedi, “yüzüne bakamıyorum.” (90)

Birkaç kuruş aylıkla bir köşeye atmışlar, yüzüne bile bakan olmuyor. Niçin? Çünkü bozuk bir suratı var. Kötü değil, çirkin, bozuk ve sevimsiz! Çırpınıyor, kendini anlatmaya uğraşıyor, ancak bilmiyor ki dili, kalemi, kafası ile yaptığını suratı, kılığı bozuyor. (91)

Birine varılmak istenince başkaları göze küçük görünür. Kestirmeden işi bitirmek, söylenecek sözü söylemek de hoştur. (105)

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Pekiyi, biz, neden bizi anlatan birini tanımayız? Yoksa kendimizden mi, gerçeklerden mi kaçarız? Yoksa bu hikâyeler sıradan mı gelir, tıpkı kendimizi sıradan bulduğumuz gibi? Ne de olsa hikâyeler de anlatılan bizizdir, değil mi? Kitaplarda illa ki farklı bir dünyayla mı karşılaşmalıyız?

Neden yazarın eserleri az okunur? Hatta neden bazılarımız yazarın varlığından bile bihaberizdir? Yazarın eserlerinin telif hakkının Bilgi Yayınevinde ve “Mutlu Bir Son” adlı kitabın sadece bir kez 2005’te basıldığını biliyor musunuz? Pekiyi, bu ne demek? Koskoca 13 senede bu kitap çook az okunmuş demek. Baskı âdetini de unutmamak lazım tabii (kitapta nedense yazmıyor). Ama kaç adet basılmış olursa olsun, şu bir gerçek ki; Esendal’ı tanımıyoruz.

Bir Esendal kitabının piyasa fiyatı 24 lira (sitelerden daha indirimli alınabilir). Evet, pahalı. Ama değmez mi? Yazarın sadece bir kitabını almaya değmez mi?

Yabancı yazarları da okuyacağız elbet ama kendi yazarlarımızı da unutmayalım. Çünkü onlar “bizi” anlatıyor.

Aşağıda yazarın beş hikâyesi var. Yazarı tanımak için bu öyküleri okuyabilirsiniz.

1. https://ertugrulharman.com/...mduh-sevket-esendal/
2. https://www.aymavisi.org/...evket%20Esendal.html
3. https://www.liseedebiyat.com/...-sevket-esendal.html
4. https://okumagunlugu.com/...sendal-hikaye-metni/
5. https://www.liseedebiyat.com/...14-mse-47326032.html

Keyifli okumalar dilerim.

* Kitabı "Esendal Okuma Etkinliği" ( #29773088) sebebiyle okudum. Etkinliğimize herkesi bekleriz. :)

BERK ÜNAL, Bizans Devleti Tarihi'yi inceledi.
5 saat önce · Kitabı okudu · 109 günde · Beğendi · 8/10 puan

Ülkemizdeki Bizans Tarihi ile ilgili çevrilmiş kitapların en iyisi olarak hala yerini tutmaktadır.Eski bir eser olmasına nazaran yeni çevrilen Bizans ile ilgili kitaplar genelde bu eseri referans alırlar. Ders kitabı niteliğinde akademik muazzam eser..

Nisanur, Şiirimsi Çocuk'u inceledi.
 5 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Çocuklarımız ve şiir.. Çocuklar kitap okusun dendiğini çok duydum da, çocuklar şiir kitabı okumalı dendiğini duyduğumu hiç anımsamıyorum. Ya da kendi çocukluğuma bakıyorum da, şiir kelimesini hep ezberlemek kelimesiyle duyduğumu anımsıyorum. Şiirimsi çocuk işte tam bu noktada bana çok farklı geldi, o da şudur ki : çocuklar şiiri ezberlemek yerine şiirle öğrenebilir.

Kitaptaki geçen her kelime ve kavram , "ilköğretim programına" uygun şekilde seçilmiş ve sözcük seçimleri ile anlam ilişkisi, çocukların hedef kazanımlarına erişmek istediği davranış modelleri örnek olarak yapılmış.Yazar, kimi zaman bir dersin konusunu, kimi zamanda bir temanın içeriğini kapsayacak şekilde öngörülen kazanımları, model ve davranışların şiir olarak ifade edilmesine özen göstermiş.

Yazar kitabıyla ilgili olarak, her ne kadar bir ders kitabı değildir dese de, kitap; bana göre çocukların fen ve teknoloji, coğrafya, Türkçe ve matematik derslerine daha ılımlı bakmaları adına teşvik edici şiirler barındırıyor. Örnek veriyorum:Aşağıda yazdığım dizelerde, matematikteki simetri konusunu şiirine tema olarak almış yazar.

Elime aldım sözlüğümü
Taktım güzel gözlüğümü
İşte buldum sözcüğümü
Yazdım hemen simetriyi

Geçtim ayna karşısına
Baktım yüzün yansısına
İki kaşım arasına
Çizdim hemen simetriyi

İçerikteki şiirler ile, şiirin o kendine has ahengi ve ritmi ile oluşturulan okuma kolaylığı, anlama ve içeriğin uzun süre bellekte tutulabilmesi, hızlı ve akıcı okumaya katkısı gibi yararlar sağladığı inancıyla eğitimcilere, anne ve babalara ve tabi ki minnak kardeşlerime okumalarını salık veririm.

Selin Berber, Kuyucaklı Yusuf'u inceledi.
5 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Muhteşem bir kitaptı. Bir önceki okuduğum kitap Veba'dan sonra bu kitap çok heycanlı ve sürükleyici geldi. Ve tabiki göz yaşlarına boğulduğum bir kitaptı. Bu kitaptan aldığım en büyük ders insanın kendi ayakları üzerinde durabilmesi gerektiğidir. Yusuf eğer küçükken babasının dediği gibi okulda okuyup meslek sahibi olabilseydi, yeni gelen kaymakamın verdiği göreve muhtaç olmazdı. Beni en çok da bu üzdü. Her daim çabalamak ve kimseye muhtaç olmayacak şekilde kendini yetiştirmek gerekli. Etrafımızda her daim kötü insanlar olacaktır ve bizi tuzağa düşürmek isteyeceklerdir. Önemli olan ise bu insanların tuzağına düşmemek değil bu insanların tuzağına düşmeyi olanaksız hale getirmektir.

Hüzünlü Palyaço, bir alıntı ekledi.
7 saat önce

Her şey tıpkı o küçük, resimli Alman ders kitaplarında olduğu gibiydi.

Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 33 - Venedik Yayınları)Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 33 - Venedik Yayınları)
harun ertürk, Efsuncu Baba'yı inceledi.
10 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

romanın ilk 10-15 sayfalık kısmı agop ve krikor'un karşılıklı konuşmaları şeklinde geçmekte. bu konuşmalarda yanlış anlaşılmaların olması, mizah unsurlarının bulunması hüseyin rahmi'nin karagöz veya orta oyunu geleneğinden yararlandığını gösteriyor.
romanın devamında ise olaylar başlıyor: efsuncu baba'nın agop ve krikor'u melek olarak görmesi, aradığı tılsımı onların sayesinde bulacağına inanması ve bu zaafının kızının sevgilisi tarafından kullanılması...
kitabın sonunda ise ders verici bir açıklama, enver paşa'nın olmayacak bir hayalin peşinden koşmasının eleştirisi, insanoğlunun hep aldanan ve aldatılan bir varlık olduğunun altı çizilmiş.

ayrıca, agop ve krikor'un konuşmalarındaki kelimelerin farklı telaffuzları, kuzey erzurum - güney artvin yörelerinde konuşulan türkçe ağızlarına dikkat çekici şekilde benzerlik gösteriyor.

Yağmur, bir alıntı ekledi.
11 saat önce

İmam Gazali'nin ilk talebelik yılları..

''Tus'a gelirken kafilemiz yol kesicilerin baskınına uğradı. Yanımızdaki bütün eşyaları aldılar. Ben de onların peşinden koştum. Başkanlarına yetişip eşyalarımın arasındaki ders notlarımı bana geri vermelerini söyledim. Soyguncuların başı sordu.''O istediğin şeylerin mahiyeti nedir?''
Ben: ''-Bir takım defterlerdir. Onlara not ettiğim ilimleri elde etmek için, nice emekler harcadım.' 'deyince haydutların reisi güldü ve '' Sen nasıl olur da ilim tahsil ettiğini iddia edebilirsin? Baksana defterlerin, notların elinden alınınca ilim irfansız kalıveriyorsun! '' dedi. Sonra adamlarına emir etti, kitap ve defterleri verdiler. Adamın söylediklerini düşündüm. Adam haklıydı.Cenab-ı Hak, adamı beni irşad için konuşturmuştu.''

Bu olay üzerine İmam Gazali (Kuddise sirruh) 3 yıl büyük bir çalışma ve gayretle defterlerindeki notları iyice okudu. Bilgileri hafızasına nakş etti. Onları öylesine öğrendi ki, defterleri ve notları elinden alınsa da, artık ilimsiz kalmayacak hale geldi!

İhyau Ulumi'd-Din, İmam Gazaliİhyau Ulumi'd-Din, İmam Gazali

Nasibinde varsa alırsın karıncadan bike ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne seriIse sana ters.

ilhan dikici, Hamza'yı inceledi.
16 saat önce · Kitabı okudu · 37 günde · Puan vermedi

Değişik bir kitap. İlk defa okudum bu kalemde bir kitabı.Lakin bana sanki nefsi ile konuşuyor geldi. Birde kitabın aralarında dalıp gidiyorum toplamda 3 sayfada Sayın İlhan öyle değil mi yazıyor. Bir şaşkınlık oluyor tabi. Ama kitabı beğendim şu düzende hangi dertleri dert edinmeli edinmemeli gibi ufaktan insanın kafasında bir ışık uyanıyor. Barış Özcan diyordu ya bir kavanoza taşları koyarken gerçekten size yarayacak olanları en dibine koyun yaramayacaklar tepede kalsın. Onun gibi ders verici bir kitap. Bir okuyun derim efendim.. İyi okumalar.. :)