Dolayısıyla bir yanda lüks denilen şey var olduğu sürece, diğer yanda kaçınılmaz olarak, buna ister sefalet ister kölelik, densin, as n çalışma ve sefil bir hayat olacaktır.
İnsanların kabiliyetleri farklı farklı olsa da haklan eşittir çünkü haklar kabiliyetlere değil fakat hakkın ahlaki doğası nedeniyle, benzer bir nesnelleşme aşamasındaki aynı yaşama iradesinin kendisini herkeste izhar etmesine dayanır. Ne var ki bu ancak bir kimsenin bir insan olarak sahip olduğu asli ve soyut hak için geçerlidir. Herkesin kendi güç ve yetenekleri sayesinde elde ettiği mülkler ve onur, onun miktarı ve doğasıyla düzenlenir ve hakkına daha geniş bir alan sağlar, dolayısıyla eşitlik burada sona erer. Bu bakımdan daha iyi donanımlı veya daha faal olan kimse daha büyük bir çalışkanlıkla hakkını değil fakat sadece onun kapsadığı şeylerin sayısını artırır.
Eğer okuyabilecek zamanı da satın alabilseydi kitap satin almak insan için iyi bir şey olurdu; fakat insanlar genellikle kitap satın alma yi o kitapların içindeki şeyleri elde etmekle ve onlara hâkim olmakla karıştırırlar.