Felsefenin değil Batı Felsefesinin Kısa Tarihi demek daha yerinde olacaktır. Zira kitapta yalnızca Garp filozofları anlatılıyor. Ayrıca A.Comte ve sevgili dostum Emile Cioran'ı da göremedim. Gerçi 25 asırlık geçmişi olan bir ilmin kısa tarihinde dahi olsa bütün kilometre taşlarını aktarmak mümkün değildir. Her şeye rağmen zorlayıcı sorularla başlayan felsefeyi kitabın kapağında yazdığı üzere eğlenceli şekilde anlatan yazar tebriği hak ediyor. Ben sıkılmadan okuyup epey not aldım. Zannımca konunun meraklıları beğenecektir...
İnsan hayatını ıstıraplarla dolu olarak tanımlıyordu. Istırap, yaptığımız her şeyden sorumlu olduğumuzu, bu konuda hiçbir bahanemizin bulunmadığını anlamaktan kaynaklanır.
Gerçekte ne istediğimizi ve ne yapmak istediğimizi kendimizden saklarız. Bu düşüncelerden bazıları şiddet içerir, pek çoğu ise cinsel içeriklidir. Açığa çıkarılamayacak kadar tehlikelidirler. Zihin onları bastırır, bilinçaltının derinliklerinde tutar.
Eserlerindeki pek çok satırda güçlünün zayıfı yok etme hakkını savunduğu da inkâr edilemez. Kuzuların, yırtıcı kuşlardan nefret ettiğini söylemesi şaşırtıcı değildir. Fakat bu, yırtıcı kuşların kuzuları kapıp yemesini hor görmemiz anlamına gelmez.