Bir tarafta türlü vesaitlerle pusatlanmış soğukkanlı İngilizler, cesur İrlandalılar, yaygaracı Fransızlar, çevik Avustralyalılar, sporcu Yeni Zelantlılar, korkunç Senegalliler, vahşi Hintliler, insanla maymun arasında dehşetli bir mahluk olan Maoriler, Martinikliler, diğer tarafta da sessiz ve gösterişsiz Türkler vardı.
Gerçi etrafları tarafından anlaşılmayan, haklarında daima yanlış hükümler verilen insanların, zamanla bu yalnızlıklarından bir gurur ve acı bir zevk duymaya başladıklarını biliyordum.
Öteki Behiç ona : 'Budala, açsın diyordu. Gir içeri, bir etek öp, iki söz söyle, birkaç satır yaz, ceplerin altınla dolu çık, git, yaşa... Sende herkes gibi mesut ol... Bir etek öp, on kişi senin eteğini öpsün... Aç sürünmeyip zengin olmak bu kadar kolay iken neden tereddüt ediyorsun? '