Farklı bir anlatım tarzı, çok bilindik bir konu. Osmanlı döneminden bahsediyoruz tabi. Tarih kitaplarında anlatılan o şatafatlı dünyaların görünmeyen, belki de saklanan yüzü. "Yok canım bu kadar da değildir" diyebileceğiniz bölümler... Yazar kurguyu nerede başlatıyor nerede bitiriyor belli değil. İnanıp inanmamak biraz tarihi bilgilerinize biraz da size kalmış. Dili ağır gibi görünse de gayet akıcı. Kitap okuma konusunda tavsiye almak isteyenlere, tavsiye edilir, güzel bir eser.
Kütüphane raflarında hep karşılaştığım fakat okumak için istek duymadığım bir kitaptı. Genel olarak bir iki günde okunabilecek bir kitap, hatta zorlarsanız birkaç saatte de bitebilir. Okurken yer yer sinir olduğumu hatırlıyorum. "Köylü kesimini" fazlasıyla cahil gibi göstermiş ya da bana öyle geldi. Betimlemeleri gayet güzel fakat onaylamadığım birden fazla düşünce oldu. Kitabın başında da okuyucuya bir açıklama yapılıyor. Köylü kesimini aşağılamadığına dair, buna benzer birşey, tam aklımda kalmadı açıkçası. Sanırım kitabı okurken böyle hisseden tek ben değilim ki yazar böyle bir açıklama yapma gereği duymuş. Yine de okunmasını tavsiye ederim. Genişçe bir zamanda, daha irdeleyerek ve o dönemin şartlarını göz önüne alarak okumak gerek...