Türkmen Genç

Türkmen Genç
@Turkmengenc
Bırak acı çeksin gönlün, Belki hisseder, geri döner bir gün... ... Selim Pusat, Onbaşı Pars, Deli Kurt ve Urungu benim birkaç dostum. Hepsi Mert, yürekli ve cesur insanlar.
Yemin
... Yasamız budur acunda: Hesaplar pusat ucunda, Kırk kâfirin yamacında, Duran bire yemin olsun... Öne, ey Türkmenim, öne!... Asker çekelim dört yöne, Vuruşmaya döne döne, Yüzbin kerre yemin olsun!... Dilaver Cebeci
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Türkmen Genç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·243 syf.·
8 günde okudu
·
2025 9. kitabı
Fyodor Dostoyevski
7.6/10 · 88,5bin okunma
Olamaz mıyım?
Talat, şimdi neredesin? Bu gözler resmine bakar, Bu gençler, senin geri gelmeni bekler! Bu memleket şimdi kan ağlar, Söyle bana şimdi neredesin? Kuşlar her sabah size şöylece seslenir; -"Ey ölümle el sıkışan kutsi İttihatçılar, Siz buldunuz Hürriyet denen ebedî kaynağı, Onu yaşatmak, gençlerin heyecanlı yüreklerine kalmıştır". Elbette bir genç; Meşale ile koşacaktır en zirveye, Sönmeden hürriyet ateşi, dikecektir yine. Alnından akan tertemiz kan, Düşmedi vatanın bağrına. Heyecanla aktı ter alnından, Düşmedi Hasretle beklediğin vatan toprağına. Affet bizi sahip çıkamıyoruz, Kalıt'ın ile bu toprağa! Şükür çekmeli; Bayburt ve Erzurum'da huzurla yere basan! Dağdan inen kutsi elçiler, Hepimizi kaldıracaktır bir boran ile, Talat demek, ölmek! O tatlı ölümü bende tatsam, Olamaz mıyım bir Talat? TG
İZMİR NAİM PALAS ÇEVRESİ; AKŞAMÜSTÜ. Halk, Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya suikast düzenleneceğini öğrendikten sonra bütün bir kalabalık binanın önünde Gazi'yi bir kez olsun görme umuduyla toplanmıştı. Halkın bırakılmadığı alan polis zinciri ardında kımıldanan uğultulu kalabalık. Mülazım Rafet bey, polislere emir veriyor. Halk önce sağ taraftan akmaya başlayacaktır. Ahali, her iki taraftan bir insan seli halinde gelip, Naim Palas'ın cümle kapısı önüne birikiyor; genci, yaşlısı, kadını, erkeği, hatta çocuğu hepsi heyecanlı bazılarının gözü yaşlı. Serbest bırakılmanın telaşıyla hızla önleri sıra gerileyen kameranın üstüne gelirlerken birden bakışları sabitleşir, oldukları yerde çakılmış gibi dururlar. Cümle kapısının önünden rıhtıma kadar olan alanda her gelen aynı şekilde duruyor, bakışlarını kapıya dikiyor; âdeta bir insan denizi, denizle birleşmiştir. Kalabalık, binanın önüne gelip doldurunca, o ana kadar süren gürültü ağırlaşarak kesilir. Sonunda tam bir sükûta dönüşür. O kadar ki sadece martı çığlıkları işitilmektedir. Arkasında üç yaveri; Salih, Muzaffer, Rusûhi beyler. Mustafa Kemal Paşa, kapıdan çıkmış kalabalığın karşısına dikilmiştir. Mahsun fakat mes'ut bir tebessümle onu 'sağ olarak gözleriyle görmek isteyen' halkına bakıyor. Mustafa Kemal Paşa, yavaş yavaş yürüyerek gelir halkın arasına karışır. Yaverler, arkasından onu kollayarak ilerliyor, halkın ona bakışı sakin, gizlice mutlu, güvenli. Kalabalığın arasında birbirine zincirlenen görüntüler: başörtülü yaşlı ve yoksul kadın gözyaşlarını mendiliyle silerek, yanından geçerken Gâzi'nin omuzunu okşuyor, bir koluyla da sarılıyor... Gâzi, yürürken seyrek sakallı, avutları çökmüş, bir ayağı yok, koltuk değneğiyle ayakta durabilen adamın önünde duraklıyor. Bakışıyorlar... İkisinde de bir yerden tanıyormuş