Doktor Refik bey, yumuşak ve mahçup; ''şu ittihatçılık töhmeti olmasaydı...''
Doktor'un söyledikleri, Recep bey ile Hüsrev Bey'in bakışmasına neden olacaktır. Refik beyin sorusunu biraz zamansız bulmuş gibidirler.
Mustafa Kemal Paşa, önce bir şey demez leblebi tabağından iki leblebi alır, elindeyken konuşur: "...İttihatçılık, bir ocaktır. Yetişmemizde dahli var. Bu... Bu gayr-ı kabil-i bir hakikat!.. Ne var ki, onlar Garplılaşmak teamülündeydi, biz medeniyetçi olacağız. Onlar komitacıydı, biz inkılâpçıyız. Onlar Osmanlılaşma taraftarıydı, biz milliyetçiyiz. eğer bu hakikatleri anlatabilirsek, millet davamızı tecviz edecektir."
Hüsrev bey: "Onun içindir ki her işin başı meclis!.. Meclisin küşâd'ı..."