Çok açık olmalı; Kemalistler Türkiye toplumunu ellerindeki devlet aygıtı aracılığıyla diledikleri gibi yoğurup şekillendirebileceklerine inanıyorlardı. Tipik bir toplum mühendisliğine soyunmuşlardı. Giyim kuşamdan dinledikleri müziğe değin çok geniş bir yelpazede, halkın yüzyıllar içerisinde oluşmuş kültürel,toplumsal formasyonlarını, bilinçlerini, değer yargılarını "Batı", yani "medeniyet" ölçülerine göre değiştirebileceklerini, değiştirmek ne kelime, yeniden kurgulayabileceklerini düşünüyorlardı. Buna karşı çıkanlar "gerici" olacaklardı, "mürteci" olacaklardı, "cahil" olacaklardı; çünkü kendileri ve yapmaya çalıştıkları "ilerici" idi!
"Nerede olursan ol Allah'tan ittikâ et.(Ona karşı saygısızlıktan sakın). İşlediğin bir kötülüğün arkasından hemen bir iyilik yap ki onu yok etsin. İnsanlara güzel ahlakla muamele et."
Tirmizi,Birr,55