Kitap iskender palanın eski kitaplar müzayedesi ilanını görmesiyle başlıyor iskender palanın o kitabı şansının yaver gitmesiyle kitabı 3. Açık artırmadayken kitabın sahibi oluyor. Kitaptaki bir hikaye dikkatine çekiyor 66 soruda cinayet hikayesini bizlere sunuyor. Ana karakterlrrimiz kara Şahin ve topaç Yusufun İstanbul da başından geçenleri anlatırken bir yandanda saray erkanının şatafatlı yaşayısı halkın sefaletiçinde olmasını saraya karşı baş kaldırı içinde oluşunu anlatıyor kitabı okurken sanki o dönemi yaşıyorsunuz pek çok sürprizle karşılaşıyorsunız kesinlikle herkesin okuması gereken nadir kitaplardan biri
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitap iskender palanın eski kitaplar müzayedesi ilanını görmesiyle başlıyor iskender palanın o kitabı şansının yaver gitmesiyle kitabı 3. Açık artırmadayken kitabın sahibi oluyor. Kitaptaki bir hikaye dikkatine çekiyor 66 soruda cinayet hikayesini bizlere sunuyor. Ana karakterlrrimiz kara Şahin ve topaç Yusufun İstanbul da başından geçenleri anlatırken bir yandanda saray erkanının şatafatlı yaşayısı halkın sefaletiçinde olmasını saraya karşı baş kaldırı içinde oluşunu anlatıyor kitabı okurken sanki o dönemi yaşıyorsunuz pek çok sürprizle karşılaşıyorsunız kesinlikle herkesin okuması gereken nadir kitaplardan biri
İyi günler. #66856955 iletisindeki Nisan Ayı Öykü etkinliği için ismini vermek istemeyen başka bir arkadaşın daha öyküsünü paylaşıyorum. Herkese iyi okumalar.
-----
Esen rüzgar beni kendime getirirken evden ne kadar uzaklaştığımı fark ettim. Birkaç adım uzağımda ki banka otururken, deniz tüm güzelliğiyle karşımdaydı. Bir deniz kadar yalnızdım, bunu kabul etmek istemeyen benliğime karşı koyamıyordum. Kendimi koyduğum bu kalıbın içinden çıkartamıyordum. Bu hayatta dışardan sessiz sakin bir görüntü çizdiğimin farkındayım ama kafam çok dağınık. Bugün eşimi kaybettiğim ikinci gün ve ben kendimi yalnız bile hissedemiyorum. Bir yarımı kaybettim ve artık nasıl yalnız yaşanılır bilmiyorum. İki gündür her şey çok anlamsız geliyor. Eve, sokaklara sığamıyorum, kalbim onunla ölmüş gibi içime aldığım nefes bana yetmiyor. Yokluğu kalbime acı veriyor. Saatlerdir oturduğum yerde buz tutmuş olan bedeni çamura bulanıp eridiğini hissettim. Kafamı kaldırıp yanan denize baktım, güneş batıyordu... Ben, ben her gün doğan güneşi kendim için sanmışım. Yavaşça yerimden kalktım 60 yaşındaki bir adamın 18 yaşındaki yaşlı gölgesi düştü yere, bir ayağım çukurdaydı. Sevgiliden bana kalan iki gün önce yaptığı bir tencere yemek, soğuk bir evdi. Onun yanına gitmek istiyordum, onun kokusunu duymak istiyordum. Ona yakışmayan ölümü istiyordum. İki gün önce gerçeğimi kaybettim ya da gerçekle yüzleştim bilmiyorum. Bildiğim tek şey ben kendimi hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim. Bu içimde çürümeye yüz tutmuş yalnızlık beni öldürüyordu. Süveyda...kalbimde...hayır hayır sanki içimde, ruhumu yakan bir şeyler var. Bu senin yokluğun mu yoksa beni yıkan yalnızlık mı bilmiyorum ama ben yalnız bile kalamıyorum. İki gündür çok yorgunum başımı dizlerine koymak istiyorum, saçlarımı okşamanı
Aklım almasada kalbimden keşke bende Zaman Gezgin inin yanında olsam diye okudum tüm satırları. Yaptığı zaman makinesi ile yüzyıllar sonrasına giden Zaman Gezgini değişen insan duygularını davranışları arasında ne yapacağını şaşırıyor. Dillerinin de değişik olduğunu düşünürsek iletişime geçmesi oldukça güçleşiyor. Peki zaman makinesini kaybettiğinde ne yapmış olabilir dersiniz?
Zaman MakinesiH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202437,2bin okunma