Kendini şimdikinden daha değişik duyumsayabilmeyi, tasavvur etmek bile istemiyorsun: İki büklüm yerine, özgür; taktik yerine, açık; gecenin karanlığında bir hırsız gibi değil de, güpegündüz severek.
Kendisinin olmayan düşüncelere hayran, ama kendininkine değil. Bir şeyi ne denli az kavrıyorsa, o denli sıkı inanıyor ona. Ve kolaylıkla kavrayabildiği düşüncelerin doğruluğuna inanmıyor.
Ne denli az kavrarsan, o denli çok saygı göstermeye hazırsın. Hitler'i Nietzsche'den, Napeleon'u Pestalozzi'den iyi biliyorsun. Bir kral senin için Freud'dan daha önemli.