• İstanbul Türkçesi, Reyhan Çınar’ın dili yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir medeniyet mirası olarak ele aldığını gösteren kıymetli bir eser. Kitap, İstanbul Türkçesinin zarafetini, ölçüsünü ve inceliğini titizlikle ortaya koyarken; kelimelerin ruhunu, söyleyişin ahengini ve dil terbiyesini okura yeniden hatırlatır. Sade anlatımıyla her seviyeden okura hitap ederken, satır aralarında derin bir kültür bilinci ve dil hassasiyeti taşır. Okuyucuya, doğru ve güzel Türkçe konuşmanın bir ayrıcalık değil, korunması gereken bir sorumluluk olduğunu hissettirir.
• Eser, İstanbul Türkçesini yalnızca bir konuşma biçimi olarak değil; bir kültür, zarafet ve dil terbiyesi olarak ele alır. Günlük hayatta giderek kaybolan kelimeleri, deyimleri ve söyleyiş inceliğini hatırlatırken; İstanbul ağzının edebî, nezih ve ölçülü yapısını örneklerle ortaya koyar. Dilin insanın düşüncesini ve ahlâkını yansıttığı fikrinden hareketle, okuru daha özenli ve bilinçli bir Türkçe kullanmaya davet eden sade ama derinlikli bir eserdir.
• İstanbul Türkçesi, unutulmaya yüz tutmuş kelimeleri ve ifadeleri yaşatırken, aynı zamanda modern hayatın hızında yitirilen dil inceliğine güçlü bir itirazdır. Reyhan Çınar, eserini nostaljik bir özlemle değil; yaşayan, diri ve aktarılması gereken bir değer olarak sunar. Kitap, okurunu kelimelerle yeniden düşünmeye, konuşurken ve yazarken daha dikkatli olmaya davet eder. Bu yönüyle İstanbul Türkçesi, diline ve kültürüne saygı duyan herkes için başucu niteliğinde, hakkı teslim edilmesi gereken bir eser olarak öne çıkar.