Tarihin degerine derinden inanuyorum. Tarihsel bilginin kusurlarının gayet farkındayım ve ona bu değeri kazandıranın tam da bu kusurlar olduğunu düşünüyorum. Tarih müspet bir bilim değildir. Eksik, parçalı, tutarsız, çoğunlukla çelişkili ve boşluklarla dolu kantlara dayanır ve tam da bu yönüyle insanlığın açmazlarını yansıtır. Hayatin ve bilginin kesin ve hatta her zaman sarih olmayan yanına dair sezgiler sunar. Modern dünyadaki sorunların pek çoğu, bazı kişilerin, insani ilişkilerin mü- hendislerin kullandığı türden tasarimlarla incelenip yönlendirilebileceğine inanmalarından kaynaklanmıştır. Ama insanlık bu tür bir kesinliğe kâdir, insan toplumlanı da bu tür bir yönlendirmeye müsâit değildir.
Yirminci yüzyilda milyonlarca insan, insan toplumunu bu șekilde yönlendirmeye yönelik yanhıs çabalar nedeniyle çok büyük aclar çekti. insani gelişmelerin tasarlanıp amaçlı bir șekilde yönlendirilmesine kimi zaman toplumsal mühendislik adi da verildi. Belirli bir ölçüde rehberliğin mümkün olduğu ve hatta yararlı da olabileceği ortadadır. Bununla birlikte, bir kişinin tarihin akışın: yönlendirebileceği fikri bana zararlı ve yakıcı bir yanılsamaymış gibi geliyor.