Tyler Durden

Tyler Durden

, bir kitap okudu
Puan vermedi·282 syf.·
2025 21. kitabı
Pierre-Joseph Proudhon
8.1/10 · 610 okunma
Reklam
İktidar (ya da onun yerini almış olan şey) artık Üniversiteye inanmamaktadır. Sonuç olarak bu kurumu belli bir yaş grubuna ait insanı bakım ve gözaltında bulundurduğu bir yer olarak görmektedir. Aralarında bir seçim yapmaya kalkışmasının bir anlamı yoktur çünkü iktidar seçkinlerini başka yerlerden seçmekte ya da başka şekilde arayıp bulmaktadır. Diplomalar artık bir işe yaramadığından, dağıtmayı reddetmesinin bir anlamı yoktur. Bu yüzden sistem artık herkese bir diploma vermeye hazırdır. Öyleyse bu kışkırtıcı politikanın amacı enerjileri, çoktan ölmüş ve çürümekte olan gönderen sistemleriyle sözde amaçlar üzerinde (seçim, iş, diploma) yoğunlaştırmak değilse nedir? Çürüyen bir Üniversite uzun müddet çevresine zarar verebilir (çürüme simgesel bir mekanizmadır, yoksa politik değil. Simgesel olduğu için de bizim açımızdan yıkıcı bir anlama sahiptir).
Sayfa 204·Kitabı okudu
... terörist eylemin sahip olduğu o hayvanî çekiciliğini sunarak, insanları büyülemeye çalışmışlar ve bu yüzden de birer teröriste benzemişlerdir. Bu çözümü olanaksız bir ahlâkî sorundur (bkz. Umberto Eco: Terörizmden söz etmemek ya da iletişim araçlarının yararlı bir kullanımından söz edebilmek mümkün müdür?) İletişim araçlarının yararlı kullanımı diye bir şey olamaz. İletişim araçları anlamla yanılgıyı birlikte sırtlayıp götürmekte ve bunları diledikleri şekilde kullanmaktadırlar. Bu sürecin denetlenebilmesi mümkün değildir çünkü bunlar sisteme özgü içsel simülasyonla sistemi yok edici simülasyonu kesinlikle Möbiyüs şeridi türü, kısırdöngüleşmiş bir mantıkla yansıtmakta ya da iletmektedirler. Böyle olmasında hiçbir sakınca yoktur. Bunun bir alternatifi ya da mantıksal bir çözümü yoktur. Tek alternatif mantıksal açıdan bu olayı gidebileceği en uç noktaya kadar götürmek ve felâket türünden bir çözüm önermektir.
Sayfa 125·Kitabı okudu
Disneyland bütün simülakr düzenlerinin iç içe geçmiş olduğu kusursuz bir modeldir. Disneyland her şeyden önce: Korsanlar, Geleceğin Dünyası vb. şeylerden oluşan bir illüzyon ve fantazm oyunudur. Bu düşsel evren kendine düşen görevi başarıyla yerine getirmektedir. Aslında kalabalıkları buraya çeken şey çelişkileri ve güzellikleriyle gerçek Amerika’nın minyatürleştirilmiş toplumsal bir mikrokozmosuna benziyor olması ve alınan kolektif (dinî denilebilecek türden) keyiftir. Aracınızı otoparka bıraktıktan sonra içerde kuyruğa giriyor ve sonunda dışarıya yapayalnız ve kendi hâlinize terk edilmiş bir vaziyette çıkıyorsunuz.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Aynı tükeniş sürecini yaşayan toplumlardan hiçbiri bugüne kadar gerçek, iktidar ya da toplumsalın kendisini öteki dünyaya yollayamamıştır. Biz bu gerçek iktidar ve toplumsalı yapay bir şekilde geliştirip güçlendirerek onlardan kurtulmaya çalışıyoruz. Bu işin sonu kuşkusuz sosyalizme çıkacaktır. Bu beklenmedik yön değişikliği ve tarihle hiçbir ilişkisi bulunmayan ironi sonucunda, Tanrı’nın ölümüyle ortaya çıkan dinler gibi, toplumsalın ölümüyle ortaya çıkan bir sosyalizmden söz edilecektir. Bu akla havsalaya sığmayacak düzeyde bir tersine çevirme olayıdır. Bu bir erdemsizlik örneği, dolambaçlı yoldan iktidara gelmektir. Tıpkı ortalıkta bir iktidar bulunmadığını gizlemeye çalışan iktidar örneğinde olduğu gibi. Bu sonsuza kadar sürüp gidecek bir simülasyon örneğidir. Çünkü bir yapı, bir strateji ve güç ilişkileriyle, uğruna mücadele edilecek bir nedenden oluşan hakiki iktidarın tersine, bu simülatif iktidar, varlığını toplumsal talebe borçludur. Öyleyse simülatif iktidar, bir arz ve talep nesnesidir yoksa şiddet ve ölümün egemen olduğu bir şey değil. Politik niteliğini yitirmiş bir iktidarsa, kitlesel üretim ve tüketim düzenine ait sıradan bir mala dönüşmüştür. İktidar ateşi tamamıyla sönmüş, geriye yalnızca sağlıklı bir evren düşü kalmıştır.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Reklam