Tyler Durden

Tyler Durden
126 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Küstah Marki, bütün inançlarını kaybetmişti. Başarısız bir izdivaç, baldızına karşı duyduğu aşk, mukaddeslerini kaybeden adamın tek mukaddesi kalmıştı: Vücudu. Yirmi beş yıl tımarhanede yaşadı. Mecburi imsak, azgın iştihalannı kamçılaclıkça hasta muhayyelesinin hayallerini kağıda döktü. Talihsiz bir Feud. Zincire vurulan bir Enfantin. Sade için hayatta başkası yoktur. Saadetin sun insiyaklara teslimiyet. Tek düşman: Tanrı, yani ahlak. Hiçbir anarşist cinayeti överken onun kadar coşkun değildir. Sade, insanlığı kurtarmak için cana kıymayı öğütlemez, cinayet cinayet olduğu için, yani işleyene cismani bir zevk verdiği için insanın Tannlaşmasıdır.
Sayfa 201·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Rousseau, şuuraltının isyanı; şuuraltının, yani tabiatın. Akademi'ye yolladığı iki risale, asnn suraunda saklayan iki tokal. "Yıkılacaksın" diye haykınr ona, "yıkılacaksın çünkü doğru yoldan aynldın." 'Tiyatro Üzerine Mektup", tiyatroyu bir mekteb-i edeb değil, bir mekteb-i fezahat olarak vasıflandırır.
Sayfa 198·Kitabı okudu
Avrupalıya göre, Marx'la Weber, sosyolojinin iki düşman kardeşidir. Ama, Doğu sözkonusu oldu mu, rakipler anlaşmazlıklannı unuturlar, coğrafi kaderciliği "bilimsel" bir hakikat gibi sergiler Marx; "ülkedaş"lannın Doğu'yu sömürürken vicdan azabı duymaınalan için, bir kurt masalı uydurur: ATÜT* Weber'in hareket noktası ise şu: Avrupa dünyanın kalbgahı; insan bütün büyük fetihlerini Avrupa'nın kılavuzluğunda gerçekleştirmiştir. Öteki medeniyetler, birer emekleme, birer başlangıç, birer müsvedde. Avrupa'nın ayırıcı vasfı: akılcılık.
Sayfa 187·Kitabı okudu
Zavallı A. Cevdet! Paris'e her gidişinde o "büyük ve İslam'ın muhibbi hakim"in ikametgahını tavaf edermiş. "Aklı Selim" mütercimini ateizmin bayraktan olarak tanıyanlar "İslam'ın muhibbi" tabirini tuhaf bulacaklardır. Acele etmesinler; bu "reaksiyoner, sosyalizm ve cumhuriyet aleyhtarı, fakat hür-endiş" fikir adamı (!) "medeniyetler, yalnız yeni bir din halini alan sosyalizm ve komünizme değil, İslamiyet'e karşı da savaş açmak zorundadırlar" diyecek kadar "İslamiyet muhibbi", Lozan'da Türklere fazla mülayim dav­"anan İtilaf Devletlerini kınayacak kadar da Türk dostudur! Ah bu intelijansiyamızın gafleti...
Sayfa 163·Kitabı okudu
Filhakika, intelijansiyamızın* şerefine şampanya şişeleri patlattığı bu sözde bakire, Tanzimat'tan beri tanıdığımız "Batılılaşma"nın ta kendisi. "Çağdaşlaşmak'', A vrupa'nın yeni bir ihraç metaı, kokain ve LSD gibi ... Şuuru felce uğratan bir zehir. "Çağ-dışılık" ithamı, iftiralann en alçakçası, en abesi. Aynı çağda muhtelif çağlar vardır. Çağdaşlaşmak neden Hıristiyan Batı'nın putlanna perestiş olsun? Bu, kendi derisinden çıkmak, kendi mukaddeslerini inkar etmek ve peşin peşin köleliğe razı olmak değil mi? .. Biz apayrı bir medeniyetin çocuklanyız; düşman bir medeniyetin, bambaşka ölçüleri olan, çok daha eski, çok daha asil, çok daha insanca bir medeni yetin.
Sayfa 99·Kitabı okudu