Modern çağda ortaya çıkarılan ‘şeriat devleti’ kavramı, bir İngiliz tasarımıdır. İngiliz emperyalizmi İslam devletler tarihini ‘saltanat’ suçlamasıyla tasfiye etmek ister. Uydurulan ‘şeriat devleti’ şablonuyla, saltanat tarihinden oluşan İslam devletler tarihi suçlu olarak nitelendirilir.
Bu mütevazi anlayış, hikmet sahiplerinin fakr halidir… Fakr haline yükselmiş olan kişi, maddi ve manevi hedeflerini ahenk haline getirebilmiş olgun bir ferttir. Fakrı tercih eden şahıs, maddi istekleri putlaştırma ve onları başkalarının ızdırabı pahasına elde etme seviyesizliğinden kendini kurtarabilmiş insandır.
Arap İslamı; melikçi, Fars İslamı ise mesihçi/ ruhbancı hususiyetlerle şekillenmiştir... Arapçılığın judeoik, Farsçılığın hrıstiyanik/ kiliseci formlarla toplumsal modeller kurduğu söylenebilir.
Türklerin varlığı Haçlılar’la karşılaşınca, yeni bir anlam kazanmıştır. Bu karşılaşmayla Türkler’in nizamı alem misyonu kaim hale gelmiştir. Karşıdaki güç, Haçlı Seferleri’nden bu yana hiç değişmemiştir. İslam Dünyası’nda nizam verici, kamu düzenini önceleyen, dirlik ve düzenlik yapısını baltalayan Vehhabiler Bri-tanya ve İran Vatikan tasarımı olarak tarih sahnesine çıkmıştır.