Var ama yok ...

Var ama yok ...
....
98 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
Kime göre neye göre olduğu belli olmayan doğru nun -insanı- mı¿
Günün birinde uyandım, yatağımda doğrulup oturdum ve gülümsedim. Artık en ufak bir acı çekmiyordum ve birden, doğru insan diye bir şeyin olmadığını idrak ettim. Ne yeryüzünde ne de cennette. Öyle biri, öyle tek bir kişi yok. Sadece insanlar ve her insanın içinde bir tutam doğru insan var ama kimsede, bizim diğerinden beklediğimiz ve umduğumuz şey yok. Kusursuz insan diye bir şey yok ve o mutluluk veren, harikulade tek adam aslında hiç var olmadı. Sadece içlerinde ışık kadar moloz da olan insanlar... Lázár beni kapıya kadar sessizce geçirip doğru kadını arayacağımı söylediğimde gülümserken bunu biliyordu. Doğru kadın olmadığını biliyordu. Fakat hiçbir şey söylemedi, sonra da Roma'ya gidip kitap yazmaya devam etti. Yazarlar sonunda daima böyle yaparlar.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Reklam
Dünyaları vermek istediğini kaybedip, dünyaların senin olması mı¿
.... buraya gelirken birden kar yağmaya başladı. Öylesine saf, hakiki bir mutluluktu ki... İlk kar... Eskiden dünyadan bu şekilde keyif alamazdım. Yapacak başka işlerim vardı, dikkatimi başka şeylere veriyordum. Dikkatimi bir insana veriyordum ve dünyayla meşgul olacak vaktim yoktu. Sonra o insanı kaybettim ve yerine bir dünya kazandım. Kötü bir değiş tokuş olduğunu mu düşünüyorsun? Bilmiyorum. Haklı olabilirsin.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Bir şey/birileri-ne yüklenen anlamlarla saplantı sahibi olma yolu
Vaktiyle boş pudra kutularımı biriktiren ve attığım parfüm şişelerini saklayan bir hizmetçim vardı. Nasıl ki zenginler tütün kutuları, Gotik oymalar ya da Fransız izlenimcilerinin resimlerini topluyorlarsa, o da bu eski püsküyü topluyordu. Onun dünyasında bütün bu nesneler, bizim için güzel ve sanatsal olanla aynı anlama geliyor, ona tekabül ediyordu. Çünkü insan sadece gerçek için ve belli hedeflere yönelik yaşayamaz... Biraz lūzumsuz, biraz dikkat çekici ve pırıltılı bir şeylere de ihtiyacı vardır; bunlar hırdavat olsa bile. Çoğu insan güzel, albenili şeylere sahip olmadan yaşayamaz.
Sayfa 71·Kitabı okudu
Ben'deki ben'den uzak iken Sen'de kimsiniz¿
İnsan hayattaki en trajik durumda birdenbire acı ve ümitsizliğin ötesine geçip tuhaf bir biçimde duygusuz ve kayıtsız, hatta neredeyse neşeli olur; o duyguyu bilir misin? Mesela sevdiği bir insanın cenazesinde birden aklına, evde yanlışlıkla buzdolabının kapısını açık unuttuğu ve köpeğin cenaze yemeği için alınan ete musallat olabileceği gelir. Ve daha mezar başında ilahi söylenirken, fısıldayarak ve gayet sakin bir biçimde buzdolabı konusunda harekete geçer. Çünkü içimizde bu da var; birbirine işte böylesine sonsuz uzak kıyılarda yaşıyoruz.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Hayatın cilvelerine tutumlar...
"Peki bu hayat, şu anda sürdüğümüz hayat, o da tehlikeli sayılmaz mı? Sizce de öyle değil mi? Ölümcül derecede tehlikeli" dedim kararlılıkla ve birden, o sözler ağzımdan çıktığı anda sapsarı kesildim, çünkü söylediklerimin doğru olduğunu hissetmiştim. "Bu, hayatın cilvesi" dedi soğukkanlı ve nazik bir biçimde; .... . "Ölümcül derecede tehlikeli olması onun cilvesi. Fakat insan tehlikeye farklı şekillerde yaklaşabilir: Bazı insanlar ellerinde bastonla düz bir zeminde yürür gibi, bazıları da ikide bir Atlantik'e balıklama atlar gibi yaşarlar. Tehlikeleri atlatıp hayatta kalmak gerek" dedi ciddi bir ifadeyle. "Bu, en zor görev ve bazen en büyük kahramanlıktır."
Sayfa 60·Kitabı okudu
Reklam