Var ama yok ...

Var ama yok ...
....
98 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
-muş gibi yapan insanlara döndüğümüze göre kültür eksik demek ki¿
Yunan'ın bana her türlü numarayı öğrettiği Londra'da yaşarken, zenginlerin kültürlü olduklarını sanmakla ne kadar aptallık ettiğimi düşündüm. Artık şunu biliyorum ki, zengin kişi sadece kültürü kullanıyor, kendini onunla tıka basa dolduruyor ama insan bunu ancak çok sonra ve yüksek bir bedel ödeyerek öğreniyor. Neyi mi? Kültürlülüğün, bir insanın ya da bir halkın mutlu olma kabiliyetinden ibaret olduğunu.
Sayfa 305·Kitabı okudu
Daha iyinin gelmesi görünüşten ibaretken...
Bir yerde bir adaletsizlik ortadan kaldırıldığında yerine yenisi geliyordu. Ayrıca şöyle bir durum da vardı ki ben bir kadındım, güzeldim ve gözüm güneşin parladığı yerdeydi. Söylesene, bu suç mu? Var olan kötünün yerine başka şekilde kötü olan bir şey koyabildikleri sürece her şeyin iyi olacağına söz vererek geçimini sağlayan devrimciler beni bu yüzden küçümseyebilirler.
Sayfa 243·Kitabı okudu
Ölüm dünyayı siler atar elbette...
Görünüşe bakılırsa vatan sadece bir muhit, bir şehir, bir ev ve insanlar değil, aynı zamanda bir duygu. Ne dedin? Ebedi duygular var mıdır diye mi soruyorsun? Hayır sevgilim, buna inanmıyorum. Sana taptığımı biliyorsun ama beni aldattığın ya da sırra kadem bastığın için ama bu imkânsız, öyle değil mi?- bir gün gelir de tapmaz olursam, evet, eğer böyle olursa, sakın seni tekrar gördüğümde zayıflık edeceğimi sanma. Dostça iki çift laf ederiz ama bu konuda değil, çünkü bu konu kapanmıştır, geçmiş olsun, amin. Üzülme. Vatan hayatta yalnız bir kez olur; tıpkı aşk, gerçek aşk gibi. Ve vatan da gelip geçer; gerçek aşkın gelip geçtiği gibi. Doğru olan da budur; yoksa hiç dayanılmazdı.
Sayfa 233·Kitabı okudu
Huzurlu yaşam¿
Buna rağmen hiçbir zaman huzurlu değillerdi. Belki bir gün bu kadar ölçüp biçerek yaşamamaya karar verselerdi, huzura kavuşurlardı. Fakat bunun için gereken yüreklilik onlarda yoktu. Belli ki zaman planı yapmadan ve mecburiyetlere aldırmadan, keyfince günü yaşamak cesaret istiyor. Sadece her anı, her dakikayı yaşamak ve hiçbir şey beklememek. Sadece var olmak. Eh, en azından onlar bunu başaramıyorlardı. Sabah yataktan kalkışları, bütün sarayın ağzını çalkalayışını izlediği eski devir kralları gibi haşmetliydi. Kahvaltı edişlerinde öyle bir teklif tekellüf vardı ki, Papa'nın burada, Roma'da, tavanı çıplak figürlerle bezeli şapelde yönettiği ayini andırıyordu.
Sayfa 229·Kitabı okudu
Çekilmez kitlelerin çekememezlik ahlakı...
İnsanlar, organize ortak yaşamın azap veren sıkıcılığına boşuna katlanmaz, çoktan tiksindikleri, bıktırıcı ilişkilerle kendilerine boşuna eziyet etmez, toplumsal âdetlerin onları mecbur bıraktığı özverilerde bulunmaya boşuna razı olmazlar. Kendileri, yani çoğunluk, duygu ve arzularını sansürlemeye, toplu sansüre, uygarlığa boyun eğerken, hiç olmazsa başka hiç kimsenin de kendi kafasına göre tatmin, huzur ve mutluluk aramaya hakkı olmadığını hissetmek isterler. Dolayısıyla birinin başkaldırma cesareti gösterdiğini, hayattaki yalnızlığa karşı kendi ilacını geliştirdiğini öğrenir öğrenmez öfkeye kapılır, toplanıp gizli ceza mahkemeleri kurar ve hükmü dedikodu şeklinde verirler.
Sayfa 190·Kitabı okudu