Mahcubiyet korkusuyla ikiyüzlülüğe razı olmak insan için ne garip eksikliktir! Hele bir yalanı düzenleyip karşısındakini ikna etmek için parlak safsatalar, etkili sözler ararken kendi yalanına bazen kendi de inanacak noktaya gelmek ne tuhaf aymazlıktır! Gerçi bu durum inanılmayacak kadar garip görünür. Fakat herkes nefsine başvurursa o kabulü zor aymazlığın inkârı mümkün olmayan bir gerçek olduğunu itirafa mecbur olur.
Garip durumdur, insan ne kadar genç, ne kadar deneyimsiz, ne kadar mahcup olursa olsun kendisine özgü bir sır, bir teşebbüs peyda ettiği gibi derhal çocukluktan erkekliğe geçer. Nefsinde hemen her şey için bir yeterlik, bir iktidar görür. Her işe karışmak ister, hiçbir türlü tavır içinde olmaktan çekinmez.
Ama gözü perdeli doğmuş bir insan yirmi yaşına girdikten sonra o illetten kurtulur da dünyanın rengarenk güzelliklerini görürse güneşi nasıl sever, ben de sizi öyle seviyorum.