Gökçen Hülya Erciyes

Gökçen Hülya Erciyes

, bir kitap okudu
Puan vermedi·496 syf.·
2019 52. kitabı
Kemal Tahir
8.3/10 · 4.307 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Gökçen Hülya Erciyes

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.·
Beğendi
·
2019 51. kitabı
Mithat Şükrü Bleda
8.1/10 · 29 okunma
Her şey size bilmediğiniz, duymadığınız bir kıtayı keşfediyormuşsunuz duygusu verir: Şu bilinmeyen Anadolu'yu... Köyler görürsünüz ki, insanlar yerin altında yaşarlar.. Jeolojik devirlerin biriktirdiği eski yanardağ küllerini, tarih öncesi kazmaların eşi olan aletlerle delebilen insan, bir tepenin altında kendisine dam, oda, ahır, samanlık kovukları oymuştur. Bu kovukların içinde ağır, fakat daima serin bir hava bulursunuz.. Testiler, küpler, kilimler, kaplar için duvarların içersinde ayrı ayrı yerler oyulmuştur.. Tepenin altını dolduran bu yeraltı evlerinin, bu mağara konutlarının bazen birinden diğerine geçilir. Havaya açılan deliklerden içeriye loş bir ışık sızan bu yeraltı dehlizlerinde, tarih öncesi devrinin mağara adamı gibi dolaşırsınız. - Acaba hangi devirde, nerede yaşıyorum? dersiniz.. Her şey sizden ayrı, her şey size yabancıdır. Bu âlem sanki başka bir gezegenden kopmuştur. Başka bir çağdan arta kalmıştır. Toprağında çalı bile bitmeyen bu ölmüş dünya kabuğu üstünde öküzler, inekler, eşekler, ancak keçi kadardırlar. Dağda adına ekin denilen şey, ancak nasırlı ellerle yolunabilen, sıska, dağınık bir şeydir.. ''İnsanlarla hayvanlar bu kavruk bitkiden nasiplerini nasıl çıkarırlar?'' diye düşünürsünüz. Tıpkı karataşlar gibi kavruk, tıpkı karataşlar gibi yüzyılların soğuğunda, sıcağında kuruya kuruya adına güzellik denilen hayatiyeti tamamen unutmuş mihnetli bir insan varlığı sizde acı düşünceler uyandırır. Yerde bir toprak sedirin üstüne çöktüğünüz zaman, bu insanlar, size yanık bir toprak kap içinde ekşi ayranlarını sunarlarken nazik görünmek isterler. Çocuklar, kadınlar, erkekler etrafımızı alırlar.. Onlara baktığınız zaman, henüz yenice olan elbisenizden, henüz parçalanmamış ayakkabılarınızdan, hatta yüzünüzün taze, sıhhatli renginden
Sayfa 65
Dindarlık insanın ruhunda olur. İçinden gelir. Aslında teorik olarak futbolu sevmek, kitap kurdu olmak ya da düzenli tertipli olmaktan çok farklı değildir. Farkı inançtır, maneviyattır.. Abdullah Sami hiçbir zaman dindar bir insan olmadı. Ancak dini, hayatının her aşamasında kullandı..
Sayfa 56 - Roza Yayınevi·Kitabı okudu