Maruz kaldığımız seslerin dokusunu içselleştiriyoruz biz. Başka insanların iç dünyalarına ilişkin karmaşık hikâyelere uzun süreler boyunca maruz kaldığınızda bilinciniz yeniden şekilleniyor. Algınız ve empatiniz kuvvetleniyor, daha açık hale geliyorsunuz. Oysa her gün sosyal medyaya hâkim olan kopuk kopuk çığlık ve öfke fragmanlarina saatlerce maruz kaldığınızda düşünceleriniz de bu şekli almaya baslıyor. İç sesleriniz daha kaba, daha gürültülü hale geliyor, daha yumuşak ve nazik düşünceleri işitemez oluyorsunuz. Kullandığınız teknolojilere dikkat edin, çünkü bilinciniz zaman içinde teknolojilerin şeklini almaya başlıyor.
"Keder Türkçe bir sözcük, acı anlamına geliyor. Bir za- manlar eski Türkler bir insan öldüğünde yakınlarına tam olarak kırk acı miras bıraktığına inanırlarms. Ölümden sonraki kırk günün her biri için birer tane. Günler geçtikçe acıların sayısı da azalırmış ama sonuncusu sonsuza dek kalırmış."