Üftade Bir Genç

Önceleri ağlamaktan utanırdım. Hatta iğrendiğimi bile söyler, kendimi kandırmaya çalışırdım. Onun ferah, rahat ve serin taraflarını bilmiyordum. Su içmeye benziyor. Hani kana kana, nefeslenerek, doya doya, iliklerine kadar içmek. İnsan sonra hafifliyor ve gergin bir yay olmaktan kurtuluyor. -Fethi Gemuhluoğlu-
Reklam
Acını yaşa. Öfkeni de yaşa. Ve seyret. Kendini sakın bastırma. Öyle suyun üstünde akan yaprağa bakar gibi bak, seyret. Uzanıp onu almaya kalkışma. Kendini suçlama. Başkalarını da suçlama. Olacak olandan kaçınamazsın. O yüzden hiç bastırma kendini, baskılama. Çünkü insan bastırdığı duygunun esiri olur. Cahit Zarifoğlu
Edebiyat
Dostoyevski "İnsancıklar" adlı kitabında: "Çok tuhaftı, ağlayamadım. Ama ruhum paramparça olmuştu." diyor. İnsanın içine atmasının, güçlü görünmeye çalışmasının en yorucu hali bu olsa gerek.
Eğer hala kızıyorsan, kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir. Eğer hala kırılıyorsan, gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir. Eğer hala kınıyorsan, düşüncelerin yeterince berraklaşmamış demektir. Eğer hala karşılıksız sevmiyor ve sevginde ayrım yapıyorsan, hala akıl ve mantığını kullanıyor, içindeki sevginin yoğunlaşmasına engel oluyorsun demektir. Eğer hala ‘ben’ demekten vazgeçmiyorsan, dizginlerin hala nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir. Eğer hala mûsibetlere yana yana üzülüyorsan, gerçeği bilmiyorsun demektir. Ve eğer hala ‘şikayet’ ediyorsan, hakikati göremiyorsun demektir!.. * Şems-i Tebrizi (k.s)
Selef şöyle derdi: “Her şeyin bir zekatı vardır; aklın (kalbin) zekatı da uzunca hüzündür. |Fudayl bin İyad (k.s)
Din