Isyan etmemis, istifasini vermemiş bu haksızlığı hiç ses etmeden kabullenmiş, her zamanki görevine dönmektedir. Hatta ruhunun derinlierinde, yaşamında büyük değişikliklerin böylece bertaraf edilmiş olmasımdan ve esko alışkanliklarına aynen kavuşmuş olmaktan doğan utangaç bir hoşnutluk bile vardı.
Köpekler bir gün ormani zapt etmeye karar verdiler, kendi başlarına yapamayacaklarini bildikleri icin koyunları da one kattilar: "siz boynuzlarınızla yol açar, karşınıza çıkanlari tepelersiniz, biz de etrafinızda bağrişır size cesaret verir düsmanlari yıldirriz" dediler. Bu seferin sonunun hayir olmayacagini ileri sürerek katılmak istemeyenleri "alçak, korkak, miskin, hain" diyerek parçaladilar.
Ama onların yağlı etlerine göz dikenler, sütünden yağ ile peynir, derisinden kürk yapanlar her şeyden önce koyunları, çobansız kalırlarsa kurdun kuşun avı olacaklarına, kendi başlarina açliktan öleceklerine inandırdılar.
Ama koyunların arasinda bu işe bir türlu akli ermeyenler, günün birinde bıçak altin yatmak korlusuyla yaşamaktansa, bu işi kökünden halletmek isteyenler turemişti, günden gune de bunların sayısı çoğalıyordu.