Utku ilanbey

Ancak bu kadar güzel ifade edilebilirdi.
odamı sınırlayan dört duvar arasında, varlığımı ve düşüncelerimi kuşatan hisarın içinde ömrüm azar azar eriyor bir mum gibi, hayır, yanlışım var, ömrüm bir oduna benziyor, ocaktan düşen bir oduna: öteki odunların ateşinde kavrulmuş, kömürleşmiş, ama ne yanmış, ne olduğu gibi kalmış bir oduna benziyor. fakat diğerlerinin dumanından, soluğundan boğulmuş.
Yapı kredi yayınları·Kitabı okudu
Televizyon
"Sonra gittim ve televizyonu vurdum, şu sinsi canavarı, her gece sabit bir şekilde seyreden milyonlarca insanı taşa çeviren Medusa'yı, çağırıp, şarkı söyleyip, çok şeyler vaat eden, ama sonunda çok az şey veren o deniz perisini."
Sayfa 87 - İthaki yayınları·Kitabı okudu