Kuşkusuz, farenin bu durumda yapabileceği tek şey, ayakçığını " boşver "anlamında sallayıp, kendinin de inanmadığı yapmacık, küçümser bir gülümseme ile, utançla deliğine sıvışmaktır. Orada, iğrenç, leş kokan yeraltındaki yerinde bizim hakarete uğramış, aşağılanmış, alaya alınmış sıçanımızın içi kısa zamanda soğuk, zehirli, en önemlisi de hiç bitmeyecek bir kinle dolar. Uğradığı hakareti, yüz kızartıcı en küçük ayrıntısına varana kadar sürekli hatırlayacak, her hatırladığında da onlara yüz kızartıcı, olmadık ayrıntılar ekleyecek, kendi hayal gücüyle içini daha büyük bir öfkeyle dolduracaktır. Kurduğu hayallerden kendi de utanacak, ama gene de hatırlayacak, gözünde her şeyi canlandıracak...