Kuşkusuz, farenin bu durumda yapabileceği tek şey, ayakçığını " boşver "anlamında sallayıp, kendinin de inanmadığı yapmacık, küçümser bir gülümseme ile, utançla deliğine sıvışmaktır. Orada, iğrenç, leş kokan yeraltındaki yerinde bizim hakarete uğramış, aşağılanmış, alaya alınmış sıçanımızın içi kısa zamanda soğuk, zehirli, en önemlisi de hiç bitmeyecek bir kinle dolar. Uğradığı hakareti, yüz kızartıcı en küçük ayrıntısına varana kadar sürekli hatırlayacak, her hatırladığında da onlara yüz kızartıcı, olmadık ayrıntılar ekleyecek, kendi hayal gücüyle içini daha büyük bir öfkeyle dolduracaktır. Kurduğu hayallerden kendi de utanacak, ama gene de hatırlayacak, gözünde her şeyi canlandıracak...
Kültür ve medeniyetini yaşatmak ise, sadece geçmişte ortaya konanları muhafaza etmek gibi müze işlemi değil, aynı zamanda aynı kültür ve medeniyetin çağ içinde de doğurganlığını korunması çalışmaktadır. Eğer bir durgunluk varsa, yeni bir diriliş çığırını açmak suretiyle uygarlığı ilerleme yönünde çalışmaktadır.
Sadece mücerret hakikati araştırmakla yetinmem. Tarihin sırlarını da kurcalarım. Peşin hükümlerden mümkün mertebe kaçınmaya çalışırım. Sözlerin ve olayların sadece dış anlam ve yorumlarına takılıp kalmamaya bakarım. İyi yanları seçip kabul ederim. Kayıtsız şartsız kabul veya kayıtsız şartsız kınamaya değil, inceleme, deneme, düşünme, karşılaştırma yollarıyla değerlendirmeyi şiar bilirim.