İster matematik öğretmeni olsun, ister nükleer tıp anabilim başkanı, isterse de il müftüsü. Yanınıza gelenlerin size bahsedecekleri illa bir dertleri olur ve o dert şöyle bir ortak paydada buluşur kimi zaman:
"Kardeşim iyi misin hayırdır neyin var?"
"Misafirin çocuğu gibiydi adeta... Geldi, dağıttı ve gitti. Sesimi bile çıkaramadım."
"Anladım, âşık oldun."
İşin en ilginç yanı; bu derde düçar olmuş birine ne kadar çay ısmarlasan da, Don Juan DeMarco'nun hayatından örnekler versen de, hatta âşık olduğu kişinin sümüklü misalini ona yaşatmaya çalışsan da "Olaydı da ellerimle sileydim burnunu!" moduna girmesi...