Bulunduğun toplumun kültüründen kurtulmak,onlar gibi düşünmemek,sürekli gelişmek için çaba harcamaktır üst insan olmak. Tanrının ahlak kuralları diye bize dayatılan kuralları sorgulamak , benliğimizi bulmaktır. Ama bulduğumuz benlik ne kadar bize ait? Bulduğumuz şey bizim benliğimiz mi olacak yoksa yine çevremizin bize aşıladıkları mı ? Toplumdan sıyrılabilir mi cidden insan? Bu vasatlaşmış ahlak kurallarının yerine konulacak olan benliğmizden çıkarttığımız kurallar ne kadar bize ait olacak?
Aslında eskiden de dünya bu kadar pisti. İnanmak istemesekte bu doğru. İnsanlar yine soğuk ve iki yüzlü, kalpler yine çok kara idi. Kısaca dünya hep bir bataklık gibiydi. Hep buydu eski ile şimdi arasındaki tek fark eskiden çocuktuk ve artık büyüdük.