Her şeyin mazide kaldığını söyleyebildim bugün. Kaç ömürdür yüreğimin hücresinde kilitli kalan, yaşamadan arta kalan umut, hasret ve hüsran kırıntıları azad edildi. Bir kurtuluşa ermiş değilim; üstümden koca bir yük de kalkmadı. Sadece bir kabullenişin içindeyim. Yeniyi hissettim; geçmişin tozunu üfledim üzerimden. Bilmeden, farkına varmadan ne çok yol almışım. Kendimden bu kadar uzaklaşacağıma bir zamanlar inanamazdım. Evet, galiba ben bir gölgeyim: yalnızken görülebilen; o zaman hissedebilen, ağlayabilen, en çok da dans edebilen…
Allah’la yeniden tanıştım. Unuttuğum zamanların utancıyla secdesine vardım. Kalkmak kolay olmadı. Gözlerim kapalıydı ama en görünmeyeni de görebildim. O gece, kalbimin eski bir misafirini özledim. Dedim ya; gözlerim kapalı, ışıklar kapalıydı. Ama ben özlemin her rengini, her yaşını gördüm. Sonra…. 🖊️Kadir Ülkeköle
Bir tutam toz, göğe bulaştı
kimse görmedi.
Beyazdan leke olmaz sandım,
sustum.
Göğün kalbinde
boğulan bir nefes kaldı.
Ya dökülmeyen bir suçtu bu,
ya da yaşanmadığına
kendimi inandırdığım
bir günah.
🖊️ K. Ü
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi . Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı ?
Kullanmadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı ?
Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat , daha makul değil miydi ?