Kadın bu sorumluluğu yeniden ele geçirmeli, diyordu Simone de Beauvoir. Kendini geri kazanmalı, kimliğini erkeğin kimliğine bağımlı kılmaktan vazgeçmeli. Çünkü kadını baskı altında tutan yalnızca erkek değildir, yaşamın sorumluluğunu ele almayan kadın kendi kendine de baskı uygular.
''Ne kadar dikkat etsen de bilinçdışından gelen dürtüleri durduramazsın. Asıl mesele, rahatsız edici şeyleri bastırıp bilinçdışına iterken kendimizi fazla zorlamamaktır. Tarla faresinin deliğini tıkamaya benzer bu. Deliği kapamayı başarırsın ama bahçenin başka bir yerinde farenin yeni bir delik açacağını da bilirsin. En iyisi bilinç ile bilinçdışı arasındaki kapıyı aralık tutmaktır.''