Okuduğum bölüm itibariyle farkındalığımın olması ve yaşanılan durumlar hakkında fikir sahibi olmam nedeniyle bende bıraktığı etki hayli fazlaydı. Realitesi yüksek olan, maalesef günümüzde birçok örnek yaşantının bulunduğu bir kitaptı. Dili sade, açık ve anlaşılır yazılmış. Çok beğendim. Umarım herbirimizin bambaşka farklılıklarının olduğunu kabullenip iteklemeyiz hayatlarımızdan.
Kitabı bitirmemle derin boşluğa düşmem bir oldu. Aşkın, ihtirasın, tutkunun ve takıntının harmanlandığı bir romandı. Okurken kendimi Nişantaşı, Çukurcuma sokaklarında, Merhamet apartmanında, Kemal’in dertlendiği rakı sofralarında, Füsun’un mektupları biriktirdiği yerlerde hissettim. Kemal ve Füsun’a kızdığım anlar ile üzüldüğüm anların kıyasını yapamam. Herkes bir yerde haklı ya da hatalıydı. Çok üzüldüm sondaki olaylara ama Kemal’in deyişiyle incelemeyi noktalayayım: ‘Herkes bilsin mutlu bir hayat yaşadım.’
London kitabı öyle güzel betimlemiş ki her sahne zihnimde birebir canlandı. Sistem üzerine ağır eleştiri bulunduran, distopyaydı. Emeğinin karşılığını alamayan ve o insanlar üzerinden geçinen her insan biraz bu kitaptır. İnsan bulunduğu her yeri darmadağın
ediyor, bu kitapta da gözler önüne serilmiş
Üç yıl aradan sonra tekrar okudum. Ne vakit okursam okuyayayım bana hissettirdikleri değişmeyecek. Bir kadının tutkuyla bağlı olduğu ve hiç haberi olmayan adamın bu öyküsü göğüs kafesimde daimi iz bıraktı
Kitap Dan Brown kalitesindeydi. Fakat Langdon serisini okuduğum için, kitabı okurken birçok gelişmeyi tahmin ettim. Gerilim ve heyecanı azalttı bu durum
Dijital KaleDan Brown · Altın Kitaplar · 201022,7bin okunma