Elif

Hayâl kırıklığı deneyimi farklıdır. Burada bu kadar acımasız gözüken, kişinin (yüzeysellikleri ve duygusuzluktan, kışının so­nunda bir kuyuya atlayıp insanları bir daha duymak ya da gör­mek istemediği duygusuna kapılmasına yol açacak kadar tiksindirici olan) kendi yurttaşlan değil, kaderin kendisidir.
Felsefe-Düşünce
Reklam
Bu insanlar, kendilerine kötülük yapılmış bile olsa, hiç kim­senin kötülük yapma hakkına sahip olmadığı yolundaki sıradan gerçeğe ancak yavaş yavaş döndürülebilirdi.
1000Kitap
O gün beni gözyaşlanna boğan, verilen bir parça ekmek değildi. Ekmeğin yanı sıra bu insanın bana verdiği insanca “bir şey”di: Armağana eşlik eden sözler ve bakışlar...
Hayat
Tutuklular kendileri­ni, tamamen gardiyanların ruh haline bağlı görüyorlardı (kader oyuncakları), bu da onları durumun gerektirdiğinden çok daha az insanca yapıyordu.
İnsan ve Duygular
Sevgi, sevi­len insanın fiziksel varlığının çok çok ötesine geçer. Sevgi en de­rin anlamının, kişinin tinsel varlığında, iç benliğinde bulur. Sevi­len kişinin gerçekte orada olup olmaması, yaşayıp yaşamaması, bir anlamda önemli olmaktan çıkıyor.
Alıntı
Reklam