Bir insan yüreği bu kadar kör acıyı barındırabilir mi? Kendi kendime şaşırıyor, kendi kendime inanamıyorum. Kalbini acıya kiralamak bu, uzun bir anlaşmayla. Karaya çekilmiş, çürümeye yüz tutmuş bir gemi enkazından farkım yok. Dayanabileceği yükten fazlasını taşımış bir hayvan gibiyim. Sokakta yürürken insanların bakışları “Senin kadar acı çekmediğimiz için üzgünüz” diyor, onları affetmemi istiyorlar sanki.
Ben temiz bir kâğıt yaprağı değilim… Kafana göre üzerine bir şeyler yazabileceğin, şekil vereceğin, sıkıldığında buruşturup atabileceğin… Ben üzeri yazılmış, dolu bir kâğıt yaprağıyım… Daha önce şekillenmiş, çizilmiş, silinmiş, yeniden yazılmış…